YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/14608
KARAR NO : 2020/15288
KARAR TARİHİ : 02.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet, Muhafaza Görevini Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere, tasfiye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanıklar … ve … hakkında 5237 sayılı TCK’nun 203. maddesi gereğince mühür bozma suçundan kamu davası açıldığı halde, mahkemece bu suça yönelik hüküm kurulmadığının anlaşılması karşısında anılan suç sebebi ile zamanaşımı süresi içinde karar verilmesi mümkün görülmekle;
I) Sanık …’ın temyiz talebine yönelik yapılan incelemede;
Sanığın yokluğunda verilen mahkeme kararının 04.01.2016 tarihinde tebliğ edildiği, hükmü CMUK’nun 310/1. maddesinde öngörülen 1 haftalık yasal süresinden sonra 15/01/2016 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, sanığın temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II) Sanık … hakkında kurulan muhafaza görevini kötüye kullanma suçuna ilişkin kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olarak sanık müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
III) 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçu nedeni ile sanıklar … ve sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik katılan Gümrük İdaresi vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyizi ile sanık … müdafiinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
1. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre ise;
2. Sanıklar … ve … hakkında 5607 sayılı Yasanın 3/11,3/14 maddeleri gereğince kamu davası açılmış olduğu halde 5607 sayılı Yasanın 3/14 ” Kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye, satmaya ya da herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde lisansa esas teşkil eden belgelere aykırı olarak sabit ya da seyyar tank, düzenek veya ekipman bulunduranlar iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” maddesi uyarınca hüküm kurulması gerekirken sadece 3/11 maddesi gereği hüküm kurulması,
3. Sanıklar hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasının 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/11. maddesi delaletiyle anılan Yasanın 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Yasanın 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması, gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan Gümrük İdaresi vekilinin, o yer Cumhuriyet Savcısının ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 02.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.