YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/15163
KARAR NO : 2019/33256
KARAR TARİHİ : 19.06.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, sanık …, hakkında erteleme, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin temyizine göre yapılan incelemede;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar görmeyen EPDK’nın davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesi de hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, EPDK vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II) Sanıklar … ve …’ın temyizine göre yapılan incelemede;
Tüm dosya kapsamı ve olay yeri tespit tutanağının incelenmesinde; 04/12/2007 tarihinde saat 01.15 sıralarında Erenler Hudut Karakol Komutanlığının düzenlemiş olduğu pusu ve gözetleme faaliyetleri esnasında İran topraklarından Türkiye topraklarına yasadışı giriş yapmaya çalışan grubun tespit edildiği, dur ikazına uymayan şahısların havaya ikaz amaçlı ateş açılması sonucu kaçtıkları, olay yerinde 18 adet canlı at ve 16 adet 60 lık jelikan yaklaşık 960 lt mazot tespit edildiği, sanıkların savunmalarında, dava konusu eşyayı kendi hesaplarına getirdiklerini beyan etmeleri nedeniyle; 5607 sayılı Yasanın 4/2. maddesinde düzenlenen suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi koşulunun gerçekleşmediği ve sanıkların eyleminin bireysel kaçakçılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, toplu kaçakçılıktan artırım yapılarak fazla ceza tayin edilmesi,
Kabule göre de;
1. Sanıklar hakkında takdiri indirim uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nun 62/1. maddesi yerine TCK’nun 62. maddesinin yazılması suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
2. Suçtan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan EPDK’nın davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması,
3. Sanık … yönünden;
24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, mahkum olduğu kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan maddenin l. fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
5237 sayılı TCK’nun 51/7. maddesi gereğince sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi gerektiği halde, infazı kısıtlayacak şekilde sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar … ve …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozmanın vefat eden sanık … dışındaki kararı temyiz etmeyen diğer sanıklar …, … ve …’ e sirayetine 19.06.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.