Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2016/16471 E. 2019/19951 K. 28.02.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/16471
KARAR NO : 2019/19951
KARAR TARİHİ : 28.02.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 ve 5607 sayılı Kanunlara muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I)Sanık … hakkında 5607 sayılı Yasaya muhalefetten kurulan mahkumiyet hükmünün temyizine göre yapılan incelemede;
1. Ele geçen kaçak telefon miktarı ve yasada öngörülen cezanın üst sınırı gözetilerek, daha yüksek miktardaki kaçak telefonu ticari maksatla bulunduran kişilere verilebilecek cezaya göre sanığa verilen ceza miktarında teşdit uygulaması yapılmaması gerekirken orantılılık, adalet ve nesafet kurallarıyla bağdaşmayacak şekilde teşdit uygulaması yapılarak fazla ceza tayini,
2. CMK.nun 231. maddesinde belirtilen objektif ve sübjektif koşulların oluşup oluşmadığı birlikte değerlendirilerek CMK.nun 231/7. fıkraya göre sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının öncelikle tartışılması, HAGB uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi halinde diğer seçenek yaptırımların tartışılması ve karar verilmesi gerekirken, ayrıca CMK.nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine engel hali bulunmayan sanığın adli sicil kaydında yalnızca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların bulunduğu ve bu kaydın CMK’nun 231. maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmediği, sanığın savunmasının alındığı 15/05/2013 tarihli son celse hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını kabul edip etmediği sorulup, dosyada bulunan KEMT varakasında eşyanın Gümrük İdaresince hesaplanan “eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplam tutarı olan miktarın kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanununun 231/9 fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, ‘’sanık sabıkalı olup daha önce muhtelif kereler benzer şekilde kasıtlı suç işlemiş olduğundan bir daha suç işlemekten çekinileceğine dair kanaat oluşmadığı’’ gerekçesi ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kabule göre de;
1. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK.nun 53.maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2. Suça konu kaçak telefonlar ile ilgili 5607 sayılı Yasanın 13. maddesi delaleti ile TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca müsadere kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde TCK’nun 54/1. maddesi uyarınca müsadere kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
II)Sanık … hakkında 4733 sayılı Yasaya muhalefetten kurulan mahkumiyet hükmünün temyizine göre yapılan incelemede;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 24.09.2012, iddianame düzenlenme tarihinin 11.10.2012 olduğu, dairemizce aynı gün incelenen 2015/11973 Esas sayılı (Tekirdağ 1. Asliye Ceza Mahkemesi 2013/422 Esas 2013/654 Karar) dosyasında suç tarihinin 19.09.2012, iddianame düzenlenme tarihinin 11.10.2012 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından anılan dosyanın incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 28/02/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.