YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4174
KARAR NO : 2020/9709
KARAR TARİHİ : 15.06.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet, Resmi Evrakta Sahtecilik
HÜKÜM : Sanıklar … ve …. hakkında her iki suç yönünden beraat, diğer sanıklar hakkında hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Katılan Gümrük İdaresi vekilinin sanık … hakkındaki resmi evrakta sahtecilik ve kaçakçılık suçlarına ilişkin beraat hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II) Katılan Gümrük İdaresi vekilinin sanık … hakkındaki resmi evrakta sahtecilik ve kaçakçılık suçlarına ilişkin beraat hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
…. SAN.TİC.A.Ş. adına tescilli şüpheli … imzalı 25/12/2009 tarih 432588 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyaların “Paslanmaz küresel vana aksamı”olarak olarak beyan edilmesine rağmen yapılan incelemede bahsi geçen eşyanın ”cep telefonu ve aksamı” olduğunun ve eki 10.09.2009 tarihli 27814 numaralı vekaletnamenin sahteliğinin anlaşılması üzerine açılan davada; suça konu beyannamenin sanık …’e ait olan şifre kullanılarak doldurulması karşısında sanığın resmi evrakta sahtecilik ve kaçakçılık suçlarından mahkumiyeti yerine suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibarla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükle bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
III)Sanık … müdafinin temyiz talebinin incelenmesinde;
A) Sanığın üzerine atılı kaçakçılık suçuna ilişkin mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
1-Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre ise;
2-5607 sayılı Yasanın 5/1. maddesinin 2. cümlesinde “…haber alındıktan sonra fiilin bütünüyle ortaya çıkmasına hizmet ve yardım eden kişiye verilecek cezanın üçte iki oranında indirileceği” hüküm altına alınmış olmakla, diğer sanıkların bir kısmının isminlerinin verilmesinin etkin pişmanlıktan yararlanmak için gerekli olan pişmanlık duymak ve “fiilin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasına” yönelik bir beyan sayılamayacağı, IV nolu bozmanın içeriğide dikkate alındığında diğer sanıklar haklarında dava açılmasına neden olunmasının tek başına cezadan indirim yapılmasını öngören etkin pişmanlığa vücut vermeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
B)Sanığın üzerine atılı resmi evrakta sahtecilik suçuna ilişkin mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Mahkemece resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükümde teşdit ve temel ceza belirlenirken suçun işlenişinde bir özelliğin bulunmayışı, suç konusunun değerinin resmi belgede sahtecilik suçunda teşdit nedeni sayılamayacağı gözetilmeden sanık için dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçeyle asgari hadden uzaklaşılarak ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
IV)Sanık …, sanık … müdafii, sanık … ve müdafiinin anılan sanıkların üzerilerine atılı Kaçakçılık ve resmi evrakta sahtecilik suçlarına ilişkin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
…. San. Tic. A.Ş. adına tescilli şüpheli … imzalı 25/12/2009 tarih 432588 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatına aykırı cep telefonu cinsi eşyanın gümrük sahasından dışarıya sanık … tarafından çıkartılmak üzere iken yakalanması ve eki 10.09.2009 tarihli 27814 numaralı vekaletnamenin sahteliğinin anlaşılması sonrasında sanık …’nın bu eylemi sanıklar …, … ve …’un organizasyonu ile gerçekleştirdiğini beyan etmesi üzerine anılan sanıklar hakkında açılan davada; dosya kapsamı ve sanıkların aşamalardaki savunmalarında suça iştiraklerinin bulunmadıklarını savunmaları karşısında; sanıkların, …’nın soyut anlatımları dışında suça konu sahte gümrük giriş beyannamesi ve vekaletnamenin düzenlenmesine iştirak ettiklerine ilişkin cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi nedeniyle üzerilerine atılı suçlardan beraatleri yerine yazılı şekilde yetersiz gerekçe ile mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre ise;
1. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2. Mahkemece resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükümde teşdit ve temel ceza belirlenirken suçun işlenişinde bir özelliğin bulunmayışı, suç konusunun değerinin resmi belgede sahtecilik suçunda teşdit nedeni sayılamayacağı gözetilmeden sanıklar için dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçeyle asgari hadden uzaklaşılarak ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …, sanık … müdafii, sanık … ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.06.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.