YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4800
KARAR NO : 2018/181
KARAR TARİHİ : 10.01.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4926 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Dairemizin 07.06.2012 tarihli bozma ilamına konu Mahkemenin 02.07.2008 tarihli mahkumiyet hükmü yalnızca adli para cezasına ilişkin olması ve hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle sanığın cezada kazanılmış hakkı gözetilmeden yazılı şekilde hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle CMUK.nun 326/son maddesine aykırı davranılması,
2- Dairemizin 07.06.2012 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, bozma ilamı gereği sanığa suça konu eşyaların dosyada mevcut bilirkişi tarafından tespit edilen CİF değeri esas alınarak … idaresince hesaplanan gümrüklenmiş değerin 3 katı üzerinden önödeme önerisinde bulunulup sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, bozma ilamı öncesi alınan bilirkişi raporunda tespit edilen ve daha yüksek olan CİF değeri esas alınarak belirlenen gümrüklenmiş değer üzerinden bildirilen önödeme önerisi yerine getirilmediğinden bahisle yazılı şekilde mahkumiyet hükmü tesisi,
3-Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31/03/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması sırasında, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin pek hafif olması nedeniyle 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 4/3. maddesindeki indirim uygulanmadan bulunan sonucun esas alınması suretiyle lehe kanun tespitinde yanılgıya düşülmesi,
4-01/03/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Yasanın 5. maddesi ile yapılan değişiklikle 5237 sayılı TCK.nun 50/6. madde ve fıkrasında yer alan “yaptırım” ibaresinin “tedbir” olarak değiştirilip, 5275 sayılı Yasa’nın 106. maddesinin 4. ve 9. fıkralarının yeniden düzenlenip, yine 01/06/2014 tarihli 6545 sayılı Yasanın 81. maddesi ile 3. ve 8. fıkralarındaki değişiklikler ve 10. fıkrasının da yürürlükten kaldırılması karşısında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğinin belirtilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.