YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6869
KARAR NO : 2020/8018
KARAR TARİHİ : 04.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Tüm dosya kapsamının incelenmesinde sanık … adına kargo aracılığıyla kaçak cep telefonu gönderileceği bilgisi üzerine kargo gönderisine henüz sanık teslim almadan el konulduğu ,sanığın ise aşamalarda kendisi adına gönderilen kargodan haberdar olmadığını beyan etmesi karşısında, kargonun gönderildiği şube yetkilisinin dinlenilerek suç tarihinde kargoyu teslim alan kargo çalışanının tespit edilmesi, mahkemede tanık olarak dinlenilmesi, kargo göndericisi …. isimli şahsın araştırılması, ….numaralı hattın kime ait olduğunun tespit edilerek bu şahsın da mahkemede tanık olarak dinlenilmesi, sanığın mahkemeye bildirdiği telefon numarasının HTS kayıtlarının getirtilerek bu telefon numarası ile görüşmesinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre ise;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.