YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9672
KARAR NO : 2020/16964
KARAR TARİHİ : 18.11.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında beraat, diğer sanıklar hakkında kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanıkların eyleminin suçun sübutu halinde 4926 sayılı yasanın 3/c,4/d,5/1-2, maddelerinde düzenlenen teşekkül halinde kaçakçılık suçunu oluşturacağı gözetilerek yapılan temyiz incelemesinde;
1-Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … haklarında sahtecilik suçundan kurulan beraat hükmü yönünden katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyizine yönelik yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında bu dava dosyasında sahtecilik suçundan açılmış ya da birleşen bir dava bulunmadığı, UYAP sistemi üzerinde yapılan incelemede ise bağlantılı sahtecilik suçundan sanıklar hakkında Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinde açılmış bir kamu davası bulunduğu ve Yargıtay 21. Ceza Dairesinin 2017/16 Karar sayılı ilamı ile sanıklar hakkında verilen bir kısım hükmün onanması, bir kısmının ise zamanaşımından düşürülmesi suretiyle hükmün kesinleştiği de gözetilmediği gibi, usulüne uygun açılmış bir dava da bulunmadığı halde yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2-Katılan Gümrük İdaresi vekilinin sanık … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin yapılan incelemesinde ise;
UYAP sisteminden alınan güncellenmiş nüfus kayıt örneğine göre sanığın, hükümden sonra 03.01.2016 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK’nın 64.maddesi uyarınca kamu davasının düşürülmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3-Katılan Gümrük İdaresi vekilinin sanıklar …, …, …, … ve … hakkında eylemlerinin toplu kaçakçılık suçunu oluşturduğundan bahisle verilen zamanaşımından düşme kararı ile sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, … hakkında teşekkül halinde kaçakçılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz talebinin yapılan incelemesinde;
Sanıklar hakkında teşekkül halinde kaçakçılık suçunu işlediklerinden bahisle yargılama yapıldığı gözetilerek, isnat edilen suç için öncelikle sanıklar lehine olan Yasanın belirlenmesi gerektiği dikkate alınarak, suç tarihinde yürürlükte bulunan 1918 sayılı Yasanın 27/1-3. maddesinde 10 yıldan 15 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza, 19/07/2003 tarihinde yürürlüğe giren 4926 sayılı Yasanın 5/l. maddesinde 2 yıldan 6 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza ve 5607 sayılı Yasanın 3/14 ve 4/1. maddelerinde bu suçun yaptırımı olan 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasının iki kat artırılması ile birlikte 3 yıldan 15 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza olarak öngörülmesi karşısında, 4926 sayılı Yasada belirtilen ceza miktarının sanıklar lehine olduğu, bu nedenle olayda dava zamanaşımının 765 sayılı TCK’nun 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen sürelere tabi bulunduğu, son sanık savunmasının alındığı 22.10.2007 (sanık …) tarihinden itibaren suç tarihinde yürürlükte olan ve lehe hükümler içeren 765 sayılı TCK’nun 102/4. ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının (10 yıl) karar tarihinde dolmadığı gözetilmeden sanıklar hakkında yazılı şekilde hüküm tesisi;
Yasaya aykırı olup, katılan Gümrük İdaresi vekilinin sanıklar …, …, …, … ve …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …‘a yönelik temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca hükmün
BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak anılan sanıklar hakkında açılan kamu davasının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddesi gereğince sanıklar hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
4-Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … hakkında toplu kaçakçılık suçundan kamu davası açıldığı halde, teşekkül halinde kaçakçılık suçundan kurulan zamanaşımından düşme kararına yönelik katılan Gümrük İdaresi vekilinin anılan sanıklar yönüyle temyiz talebinin yapılan incelemesinde;
Son sanık savunmasının alındığı 10.08.2006 (sanık …) tarihinden itibaren suç tarihinde yürürlükte olan ve lehe hükümler içeren 765 sayılı TCK’nun 102/4. ve 104/2. maddelerinde öngörülen 5 yıl dava zamanaşımının 10.08.2011 tarihinde dolduğu gözetilmeden yargılamaya devam etmek suretiyle sanıklara atılı suçun niteliğinde de yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi;
Yasaya aykırı olup, katılan Gümrük İdaresi vekilinin sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …’a yönelik temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak anılan sanıklar hakkında açılan kamu davasının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddesi gereğince sanıklar hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 18.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.