YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2650
KARAR NO : 2020/9035
KARAR TARİHİ : 10.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Olay tarihinde kaçak sigara satışı yapıldığı ihbarı üzerine gidilen …. Büfe isimli işyerinde bulunan sanık …’ün 172 paket kaçak sigarayı rızası ile teslim ettiği, sanığın mahkemede alınan savunmasında ve sanık müdafinin temyiz dilekçesinde söz konusu büfenin …. ve …. isimli kişilere ait olduğunu, büfe sahiplerinin sanığın çok yakın arkadaşları olduğu için sık sık buraya gidip gelmesi sebebiyle içtiği sigaraları buraya bıraktığını beyan ettiği görülmekle, söz konusu büfenin suç tarihinde kime ait olduğunun ve sanığın burada çalışıp çalışmadığının araştırılarak büfe sahibinin tespiti halinde tanık olarak dinlenilmesi, gerektiğinde hakkında suç duyurusunda bulunulması, dava açılmaması halinde soruşturma evraklarının dosya içerisine celbi, açılması halinde davaların birleştirilmesi ile delillerin birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
1. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2. Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Yasanın 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması, yine 3/22. fıkrasının da uygulama şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, doğrudan 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. madde ve fıkrasından yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 10/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.