Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2017/2850 E. 2020/15369 K. 02.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2850
KARAR NO : 2020/15369
KARAR TARİHİ : 02.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Sanık … hakkında beraat; diğer sanıklar hakkında hükümlülük, sanık … hakkında HAGB, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Sanık … müdafiinin temyiz istemine yönelik yapılan incelemede;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/12. madde ve fıkrası uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı itiraz yasa yolu açık olup, kararın temyizinin mümkün bulunmadığı, yapılan itiraz üzerine merciince de itirazın reddedildiği, dosya içeriğinden anlaşılmakla dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
II- Katılan … İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz isteminin sanık … hakkında kurulan beraat hükmü ile sınırlı olduğu kabul edilerek anılan hükme hasren yapılan incelemede;
Suça konu güneş gözlüklerinin müsaderesi ile ilgili her zaman dava açılabileceği mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan … İdaresi adına Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
III- Sanık …’ın temyizine göre yapılan incelemede ise;
Sanık adına gönderilen kargo kolisinde ve ihbar üzerine sanığın işlettiği iş yerlerinde yapılan usulüne uygun aramada yabancı markada 6074 adet makyaj malzemesi ele geçirildiği cihetle, sanığın aşamalardaki savunmasında suça konu makyaj malzemelerini internet üzerinden Nusaybin ilçesindeki bir şahıstan satın aldığını beyan etmesi ve bilirkişi raporunda yakalanan eşyaların orjinal olmadığının, taklit olduğunun belirtilmesi karşısında, dosya kapsamına göre dava konusu ürünlerin Türkiye’de üretilmiş taklit ürün olup olmadıklarının tespit edilemediği anlaşılmakla, davaya konu malzemeler konusunda uzman bir bilirkişiye tevdi edilerek, taklit edilmiş yerli üretim olup olmadıkları belirlendikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule ve uygulamaya göre ise;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.