YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4930
KARAR NO : 2020/11073
KARAR TARİHİ : 06.07.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 Sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre ise;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK.nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 13.10.2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 10.04.2012 olduğu, UYAP’ta yapılan incelemede sanığa ait Dairemizin 30/12/2015 tarihli 2014/23077 Esas 2015/23946 Karar sayılı ilamı ile bozulan ve halen derdest olan İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2016/46 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 30.09.2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 02.12.2012 olduğu,
Ayrıca anılan bozma ilamına konu temyiz edilmeden kesinleşen;
İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/108 Esas- 2012/1975 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 16.10.2011, iddianame düzenleme tarihinin 09.01.2012 olduğu
İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/781 Esas- 2013/786 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 30.10.2011, iddianame düzenleme tarihinin 22.02.2012 olduğu İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/3190 Esas- 2012/1172 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 31.10.2011, iddianame düzenleme tarihinin 10.02.2012 olduğu
İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/489 Esas- 2015/221 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 04.11.2011, iddianame düzenleme tarihinin 10.02.2012 olduğu
İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/780 Esas- 2012/1143 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 07.11.2011, iddianame düzenleme tarihinin 17.02.2012 olduğu
İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/775 Esas- 2013/309 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 09.11.2011, iddianame düzenleme tarihinin 17.02.2012 olduğu
Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/1358 Esas- 2013/925 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 10.11.2011, iddianame düzenleme tarihinin 15.11.2011 olduğu
İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/425 Esas- 2012/1723 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 14.11.2011, iddianame düzenleme tarihinin 31.01.2012 olduğu
Yine anılan bozma ilamına konu edilen ;
Sanığa ait Dairemizin 26/04/2016 tarihli 2016/5525 Esas 2016/6318 Karar sayılı ilamı ile red kararı verilerek kesinleşen İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/205 Esas 2014/373 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 27.09.2011,
iddianame tarihinin 16.01.2012 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK.nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, kesinleşen dosyaların aslının ya da onaylı örneğinin dosya arasına alınması, eylemlerin TCK.nun 43. maddesi kapsamında kaldığı kabul edilmesi halinde kesinleşen kararlar yönünden mahsubun düşünülmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 06.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.