YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5755
KARAR NO : 2020/16045
KARAR TARİHİ : 09.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere, tasfiye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz talebinin münhasıran dava konusu nakil araç hakkında hüküm kurulmamasına yönelik olduğu gözetilerek; anılan kurum vekilinin ve sanığın temyiz talebinin incelenmesinde;
Kolluk görevlilerince yapılan istihbari çalışmalarda Belsin semtinde kurulan halk pazarında … adlı şahsın kaçak sigara satışı yaptığı ve sigaraları pazar yerinde park halinde olan … plakalı araçta sakladığı yönünde alınan bilgiler üzerine; 19.11.2014 günü … ile bahse konu araçta 920 paket kaçak sigaranın ele geçirildiği olayda, sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarında yakalanan kaçak sigaraların …’ya ait olduğunu beyan ettiği, sanık … ve suça sürüklenen çocuk … hakkında ayrı ayrı soruşturma yürütüldüğü anlaşılmakla; aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması nedeniyle Dairemizce aynı gün incelenen 2019/3869 Esas sayılı dosyada suça sürüklenen çocuk Umutcan’ın aynı tarihli yakalamaya ilişkin dava dosyasının getirtilerek yerel mahkemece incelenmesi ve gerekli görülmesi durumunda dosyaların birleştirilip tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1.Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2. Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5. madde ve fıkrası uyarınca temel cezanın belirlenmesinden sonra 3/10.madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
3. Dairemizce kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK.nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu iş bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 19.11.2014, iddianame düzenlenme tarihinin 10.12.2014 olduğu,
Sanığın Yargıtay 19 . Ceza Dairesi 2019/16874 Esas sayısında kayıtlı (Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/879 Esas-2014/1025 Karar sayılı) dosyasında suç tarihinin 05.11.2014 ve iddianame düzenlenme tarihinin 20.11.2014 olduğu anlaşılmakla,
Suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. madde kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, katılan … İdaresi vekilinin ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.