YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/6104
KARAR NO : 2020/6373
KARAR TARİHİ : 01.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Gümrük İdaresi vekilinin temyizine yönelik yapılan incelemede;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesi de hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, Gümrük İdaresi vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince REDDİNE
II) Eylemin niteliğine göre 5271 sayılı CMK’nun 260/1 maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette atılı suçtan zarar görmüş bulunan müşteki Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu’nun hükmü temyize hakkı bulunduğu gözetilerek TAPDK vekilinin temyizine yönelik yapılan incelenmesinde;
Sanık hakkında 5607 sayılı Yasaya muhalefet iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 11.02.2010 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve sanığın denetim süresinde yeniden suç işlemesi üzerine duruşma açarak ek kararla temyize konu 17.09.2013 tarihli hükmün kurulduğu anlaşılmış ise de,
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği nazara alındığında, sanığın eyleminin 4733 sayılı Yasaya muhalefet suçunu oluşturup, bu suçtan doğrudan zarar görenin ise suç tarihi itibarıyla Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu, hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararı anılan kuruma tebliğ edilmediğinden kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle denetim süresinin başlamadığı ve denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlendiğinden bahisle hükmün açıklanma koşullarının da bulunmadığı, dava zamanaşımının durmasının ve kesilmesinin de söz konusu olmadığı cihetle;
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nun 66. maddesinin 1.fıkrasının (e) bendine göre suç için asli dava zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 21.10.2009 tarihinden itibaren 8 yıllık asli dava zamanaşımının temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla müşteki kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, anılan maddeler uyarınca sanık hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddesine göre DÜŞÜRÜLMESİNE, dava konusu kaçak eşyaların 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK’nun 54/4. maddesi gereğince MÜSADERESİNE, 01.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.