Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2017/6362 E. 2020/15774 K. 04.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/6362
KARAR NO : 2020/15774
KARAR TARİHİ : 04.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 ve 5809 sayılı Yasalara muhalefet
HÜKÜM : Sanık hakkında; 5607 sayılı Yasaya muhalefetten hükümlülük, erteleme, müsadere, 5809 sayılı Yasaya muhalefetten beraat

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1)Katılan … İdaresi adına Hazine vekilinin sanık hakkında 5809 sayılı Kanun uyarınca verilen hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen, davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmayan Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin vaki temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2)Katılan … İdaresi adına Hazine vekilinin sanık hakkında 5607 sayılı Kanun uyarınca verilen hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde ise;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
Kararın verildiği duruşmada hazır bulunan ve suça ilişkin savunmaları alınan sanığa CMK’nun 216. maddesine aykırı olarak son sözü sorulmadan hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 04/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.