Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2017/6435 E. 2020/15754 K. 04.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/6435
KARAR NO : 2020/15754
KARAR TARİHİ : 04.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Suça sürüklenen çocuk … hakkında beraat, sanık … hakkında hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I)Katılan … İdaresi vekilinin suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazı üzerine yapılan incelemede;
Olay günü sanık …’nın işlettiği tütün dükkanında kaçak sigara satıldığı bilgisi alınması üzerine işyerine gidildiği, masanın üzerinde toplam 176 paket kaçak sigaranın ele geçirildiği olayda, o sırada işyerinde bulunan suça sürüklenen çocuk …’ın aşamalarda alınan savunmalarında işyerinin diğer sanık …’ya ait olduğunu, kendisi 2-3 gün önce Diyarbakır’a gittiği için onun yerine işyerine baktığını, sigaralarla ilgisinin bulunmadığını beyan etmişse de; suça konu sigaraların yakalandığı yerin işyerinin masasında açıkta ve muhtelif markalarda oluşu, yakalanış şekli, ticari iş yerinde masanın üzerinde yakalanmış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, ticari kastla söz konusu eşyayı bulundurduğu sabit olan suça sürüklenen çocuk …’ın mahkumiyeti yerine oluşla uygun düşmeyen gerekçeyle beraatine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA
II)Sanık …’nın temyiz itirazları üzerine yapılan incelemede ise;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
İncelemeye konu Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/708 Esas, 2015/170 Karar sayılı ana dosyasında suç tarihinin12.11.2014, iddianame düzenleme tarihinin 25.12.2014 olduğu ve bu dosya ile birleşen aynı mahkemenin 2014/794 Esas, 2015/164 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 02.11.2010, iddianame düzenleme tarihinin 15.12.2014 olduğu cihetle birleşen her iki dosyanın tutanak ve iddianame düzenlenme tarihleri nazara alınarak sanık …’nın eylemlerinin zincirleme suç kabul edilip 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinin uygulanması gerekirken yazılı şekilde ayrı ayrı hüküm kurulmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 04/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.