YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/8798
KARAR NO : 2020/16804
KARAR TARİHİ : 17.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, tasfiye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5. madde ve fıkrası uyarınca temel cezanın belirlenmesinden sonra 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması ve yine aynı Yasanın 3/22. ile 5/2. maddelerinin de uygulama şartlarının oluşup oluşmadığının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
1-Dairemizin 01.10.2014 tarihli ve 2013/17951 esas, 2014/16449 karar sayılı ilamı ile “Sanık hakkında 08.05.2010 tarihinde kaçak sigara satmak suçundan 21.09.2010 tarihli iddianameyle açılan dava sonucunda Erzurum 1.Asliye Ceza Mahekemesinin 2010/532 Esas, 2011/321 Karar sayılı ve 21.06.2011 günlü kararı ile mahkumiyet kararı verildiği ve Dairemizce incelenek bozulduğu anlaşılmakla, sanığın anılan dosyadaki eylemi ile bu temyiz incelemesine konu mahkemenin 2010/526 Esas sayılı dava dosyasındaki eylemi nedeniyle sanık hakkında TCK’nın 43.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının mahkemesince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,” gerekçesiyle verilen bozma ilamına uyulduğu halde, Erzurum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/304 Esas, 2014/508 Karar sayılı dosyasının temyiz incelemesinden dönüşü beklenerek sonucuna göre, her iki dosyadaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, bozma ilamının gereği yerine getirilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-Sanık hakkında ilk hükümde 5 ay hapis cezasına hükmedildiği, kararın sadece sanık tarafından temyiz edildiği ve aleyhe temyiz olmaması nedeniyle Dairemizin 01.10.2014 tarihli bozma ilamında sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına karar verildiği halde bozma sonrası yeniden yapılan yargılama sonucu sanık hakkında 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle sanığın cezada kazanılmış hakkının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.