Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2017/941 E. 2020/15594 K. 02.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/941
KARAR NO : 2020/15594
KARAR TARİHİ : 02.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığından Gümrük İdaresi vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II) Sanık …’ın temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2 maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre ise;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 05/08/2012 iddianame düzenleme tarihinin ise 12/12/2012 olduğu,
UYAP sisteminden yapılan sorgulamada;
1- Temyiz edilmeden kesinleşen Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/2226 Esas, 2013/888 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 14/09/2012 iddianame düzenleme tarihinin 12/11/2012 olduğu,
2- Temyiz edilmeden kesinleşen Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/2313 Esas, 2013/1392 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 08/10/2012 iddianame düzenleme tarihinin 23/11/2012 olduğu,
3- Dairemizin 06/07/2015 tarihli 2014/35403 Esas, 2015/18266 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilen Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/94 Esas, 2014/361 Karar ( Ankara 42. Asliye Ceza Mahkemesi 2018/124 Esasında derdest) sayılı dosyasında suç tarihlerinin 04/08/2012 ve 31/07/2012, iddianame düzenleme tarihlerinin 23/12/2012 ve 09/02/2013 olduğu,
4- Dairemizin 06/07/2015 tarihli 2014/35403 Esas, 2015/18266 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilen Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/41 Esas, 2013/1082 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 21/09/2012, iddianame düzenleme tarihinin 11/12/2012 olduğu,
5- Temyiz edilmeden kesinleşen Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/75 Esas, 2013/1083 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 05/09/2012 iddianame düzenleme tarihinin 12/12/2012 olduğu,
6- Temyiz edilmeden kesinleşen Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/227 Esas, 2013/995 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 12/09/2012 iddianame düzenleme tarihinin 12/01/2013 olduğu,
7- Halen derdest olan Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/264 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 30/09/2012, iddianame düzenleme tarihinin 12/01/2013 ve bu dosya ile birleştirilmesine karar verilen Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/1148 Esas, 2014/116 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 16/09/2012 iddianame düzenleme tarihinin 02/09/2013 olduğu, birleştirilmesine karar verilen Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/1156 Esas, 2014/110 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 30/10/2012 iddianame düzenleme tarihinin 12/08/2013 olduğu, birleştirilmesine karar verilen Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/426 Esas, 2013/1411 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 17/10/2012 iddianame düzenleme tarihinin 12/03/2013 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde derdest dosyaların birleştirilmesi, kesinleşen dosyaların aslının ya da onaylı örneğinin dosya arasına alınması, eylemlerin TCK’nun 43. maddesi kapsamında kaldığı kabul edilmesi halinde kesinleşen cezalar yönünden mahsubunun düşünülmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 02/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.