Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2018/10495 E. 2020/6411 K. 01.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/10495
KARAR NO : 2020/6411
KARAR TARİHİ : 01.06.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanununa Aykırılık
HÜKÜM : Hükümlülük

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık …’in suç tarihlerinde Vakıfbank …. Şubesinde müdür yardımcısı, sanık …’ün ise Burdur İl Jandarma Komutanlığında astsubay olarak görev yaptıkları, sanıkların iştirak halinde usulsüz kredi tahsis ederek mudilerin bilgisi dışında kullandırılan kredi bedellerini sahte imzalarla farklı kişilerin hesaplarına intikal ettirdikleri gerekçesiyle haklarında 5411 sayılı Yasanın 160/2. maddesi uyarınca mahkumiyet kararı verildiği olayda;
5411 sayılı Bankacılık Kanununun 162/1. maddesi “Bu Kanunda belirtilen suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturma yapılması, Kurum veya Fon tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlıdır. Bu başvuru muhakeme şartı niteliğindedir.”
Yine aynı maddenin 162/l. fıkrası “İtibarın zedelenmesi, sırların açıklanması ve zimmet suçlarından dolayı ilgililerin dava hakkı ile 04.12.2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri saklıdır”
163/2. maddesi ve fıkrası ise “Kamu davası açılması halinde, iddianamenin bir örneği ilgisine göre Kuruma veya Fona tebliğ edilir” hükümlerini içermektedir.
Dosyanın tetkikinde Vakıfbank Teftiş Kurulu Başkanlığınca hazırlanan 24.04.2007 tarihli ve 40/1 sayılı soruşturma raporu ile Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan ihbar üzerine Burdur Cumhuriyet Savcılığı’nca yapılan soruşturma neticesinde sanıklar … ve … hakkında 08.07.2009 tarihli iddianame ile “…banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık” suçundan cezalandırılmaları için kamu davası açıldığı, yapılan kovuşturma neticesinde Burdur Ağır Ceza Mahkemesi’nin incelemeye konu kararı ile sanıkların eyleminin 5411 sayılı Yasanın 160/1. madde ve fıkrasında düzenlenen banka zimmeti suçunu oluşturduğu kabul edilerek sanıkların “nitelikli zimmet” suçundan cezalandırıldığı anlaşılmıştır.
Sanıkların mahkemece cezalandırılmasına karar verildiği, 5411 sayılı Yasanın 160. maddesi kapsamındaki “Zimmet” suçunun soruşturma ve kovuşturulması ancak ilgili banka veya Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’na yazılı başvuruda bulunulması şartına bağlanmış olup, bu şart muhakeme şartı niteliğindedir.
Bu itibarla, sanıklar hakkındaki soruşturmanın, suçtan zarar gören bankanın ihbarı üzerine nitelikli dolandırıcılık suçundan yapılarak kamu davası açıldığı, zimmet suçundan gerek banka gerekse kurum tarafından yazılı başvuruda bulunulmadığı, bu suretle gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında muhakeme şartı niteliğindeki “Yazılı Başvuru” şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla;
İlgili Banka ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun davadan haberdar edilmesi, başvurunun gerçekleşmesi halinde yargılamaya devam edilerek hüküm tesisi, aksi halde muhakeme şartının gerçekleşmemesi nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin davaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanıklar … ile … müdafiilerinin ve BDDK vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 01.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.