YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/11038
KARAR NO : 2019/6854
KARAR TARİHİ : 13.02.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Sanık …’nın temyizi üzerine yapılan incelemede;
1. Adli sicil kaydı bulunmadığı, dolayısıyla CMK’nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar bakımından engel hali bulunmayan ve savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep eden sanığın bildirilen kamu zararını ödediğine dair makbuzu dosya arasına sunduğu gözetilerek hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği halde, sanık hakkında ”Katılan kurumun ölçülebilir ve belirlenebilir maddi zararını karşılamamış olması nedeniyle” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle CMK’nun 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2. Sanık hakkında gün adli para cezasının uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nun 52/2 . maddesi yerine, TCK’nun 52. maddesinin yazılması suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3. Dava konusu kaçak eşyanın TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesi yerine TCK’nun 54. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi,
II) Sanık …’in temyizi üzerine yapılan incelemede ise;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 21.04.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 04.06.2013 olduğu,
A) Sanık hakkında dairemizde aynı gün incelenen 2015/7098 Esas sayılı Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/385 E., 2013/820 Karar sayılı dosyasının suç tarihinin 22.04.2012, iddianame tarihinin 11.04.2013 olduğu,
B) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2015/302723 Esas numarasında kayıtlı Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/800 Esas – 2015/349 Karar sayılı dosyasına ilişkin suç tarihinin 21.04.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 23.12.2013 olduğu gözetilerek, suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanıkların eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından sanıklara ait dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve incelemeye konu dosya ile birlikte TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanıklar … ve …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sanık … yönünden sair yönü incelenmeksizin BOZULMASINA, 13.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.