Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2018/11090 E. 2020/18622 K. 15.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/11090
KARAR NO : 2020/18622
KARAR TARİHİ : 15.12.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın bozmaya karşı alınan 09/02/2016 tarihli beyanında olay tarihinde kaçak sigaralarla yakalanan kişinin kendisi değil de, kendisinin sahte nüfus cüzdanını kullanan eniştesi Osman Kılıç olduğunu beyan etmesi karşısında; kollukça tanzim edilen belgelerden yakalanan kişinin ıslak imzasını taşıyan belgelerdeki imzalar ile sanıktan tatbik imza örneği alınıp ayrıca kamu kurum ve kuruluşlarında imzaladığı belgelerin olması halinde bunlar da celp edilerek imza mukayesesi yaptırılıp, … tanık olarak dinlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
1. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın ilgili hükümleri (5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2) somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2. Mahkemenin 05/05/2011 tarihli hükmünde sanık hakkındaki netice cezanın hapisten çevrili 3000 TL ve doğrudan verilen 80 TL adli para cezası olarak belirlendiği ve hükmün yalnızca sanık tarafından temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında, bozma ilamı sonrası yapılan yargılamada sanık hakkındaki netice cezanın erteli 1 yıl 8 ay hapis cezası ve 80 TL adli para cezası olarak belirlenmesi suretiyle CMUK’nun 326/son maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15/12/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.