Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2018/11219 E. 2020/16256 K. 11.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/11219
KARAR NO : 2020/16256
KARAR TARİHİ : 11.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Sanık … hakkında beraat; diğer sanık ile suça sürüklenen çocuk hakkında hükümlülük, erteleme, müsadere, aracın müsaderesine yer olmadığına

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Katılan … İdaresi vekilinin suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihi itibariyle onsekiz yaşını doldurmadığı anlaşılan 15-18 grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e, 2. ve 67. maddelerinde öngörülen asli zamanaşımının 5 yıl 4 ay olduğu, zamanaşımını kesen son işlem 10.09.2013 tarihli mahkumiyet kararı olup, karar tarihinden itibaren asli dava zamanaşımı süresi temyiz inceleme gününde tamamlanmış bulunduğundan, suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. madddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan maddeler ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, kaçak eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollaması ile TCK’nun 54/4. maddesi gereğince MÜSADERESİNE,
II) Katılan … İdaresi vekilinin sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nun 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendine göre suç için asli dava zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, zamanaşımını kesen en son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 25.11.2011 tarihinden itibaren 8 yıllık asli dava zamanaşımının temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, anılan maddeler uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddesine göre DÜŞÜRÜLMESİNE, davaya konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13. maddesi yollaması ile 5237 sayılı TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE,
III) Katılan … İdaresi vekilinin sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 11/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.