YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/12869
KARAR NO : 2021/4462
KARAR TARİHİ : 22.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5015 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere, aracın müsadere talebinin reddine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Müşteki Gümrük İdaresi davaya katılmamış ise de duruşma davetiyesine iddianamenin eklenmemesi karşısında, 5271 sayılı CMK’nun 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu gözetilip şikayetçi kurumun suçtan zarar görme olasılığına göre sanık hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Arama işlemine dayanak olarak gösterilen Doğubayazıt Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2012/1454 Değişik iş sayılı arama kararı denetime olanak verecek şekilde dosyaya getirtilmeden eksik araştırma ile karar verilmesi,
Kabule göre de;
1. Aynı gün sınır kapısından giriş yapıldığının kabul edilmesi nedeniyle, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Yasanın 3/1. maddesinden cezalandırılması yerine, suç tarihinde yürürlükte bulunmayan 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi yollamasıyla aynı Yasanın 3/1. maddesi gereğince hüküm kurulması,
2. Olay tarihinde, Gürbulak Doğubayazıt Devlet Karayolu’nda önleme arama kararına dayalı sanığın sürücüsü bulunduğu araçta yapılan aramada 900 litre kaçak akaryakıt ile toplam 8 karton kaçak sigaranın ele geçirildiği olayda; sanığın aşamalardaki beyanlarında, suça konu eşyayı İran ülkesinden aldığını, aynı gün saat 04.00 sıralarında Türkiye’ye giriş yaptığını beyan etmesi karşısında; Gümrük İdaresi’nden sanığın suç tarihinde İran ülkesinden yurda giriş kayıtlarının getirtilip, sonucuna göre uygulanacak Yasa ve maddesinin belirlenmesi yerine eksik araştırma sonucu ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
4. TCK’nun 53. maddesinin uygulanması açısından 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E. – 2015/85 K. sayılı kararı gözönünde bulundurularak hüküm oluşturulmasının gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık … müdafii ile müşteki Gümrük İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.