Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2018/13058 E. 2019/33784 K. 17.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/13058
KARAR NO : 2019/33784
KARAR TARİHİ : 17.06.2019

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Kanuna muhalefet, resmi mühürde sahtecilik, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Sanık … hakkında resmi mühürde sahtecilik ve resmi belgede sahtecilik suçundan beraat, 4733 sayılı Kanuna muhalefet suçundan hükümlülük, erteleme, müsadere, tasfiye, iade; sanık … hakkında hükümlülük, müsadere, tasfiye, iade

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin ve o yer Cumhuriyet Savcısının sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik ve resmi mühürde sahtecilik suçlarından kurulan beraat hükmüne yönelik, sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik ve resmi mühürde sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
31.07.2009 tarihinde … Petrol istasyonu önünde oluşturulan önleme araması noktasında … plaka sayılı Toyota Corolla marka otomobilin sürücüsü …’ın uygulamayı görünce cep telefonu bataryasını pencereden dışarı attığı bu sırada uygulama noktasına yakın bir mesafede … plaka sayılı çekici ve bu çekiceye takılı … plakalı yarı romorkün park ettiği, Tırın yanına gidildiğinde sürücüsü …’in şüpheli hareketlerde bulunduğu, sanıklar …, …’in yakın akraba oldukları, sanık …’in aracında 2300 kasa limon yüklü olduğunu söylediği ve bu yüke ilişkin 29.07.2009 tarihli ve TR 005088 sayılı beyanname ve ekli fatura ile hamule senedi ibraz ettiği, … plaka sayılı römorkun TC gümrük 0000296 seri numaralı mühür ile mühürlendiği, ibraz edilen belgelerin ve römorkun kapatılmasında kullanılan mührün sahte olabileceği şüphesiyle başlatılan soruşturmada … plaka sayılı araçta 14.956 karton bandolsüz sigaranın ele geçirildiği, sanık
…’in sigaraları Ağrı ili Doğubayazıt ilçesinden aldığını, İstanbul iline nakletmek için ihtiyaç duyduğu gümrük beyannamesi ve ekindeki belgeler ile römorku kapatmak amacıyla kullanılan gümrük mührünü tanımadığı bir kişiden 200 TL karşılığında temin ettiğini kabul ettiği olayda, … ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanık … hakkında mahkemece kaçakçılık suçunu işlediğinin de kabul edildiği nazara alındığında, resmi belgede sahtecilik suçunda aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu göz önüne alınarak, suça konu sanık … tarafından ibraz edilen, sahteliği iddia olunan 29.07.2009 tarihli ve TR0005088 sayılı beyanname aslı duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan sonra aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve denetime olanak sağlayacak şekilde belge aslının dosya içinde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, aldatma kabiliyeti hususunda herhangi bir bilirkişi incelemesi ve gözlem yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması; Mühürde sahtecilik suçu yönüyle ise sahteliği iddia olunan TC Gümrük 0000296 seri numaralı mührün T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü’ne gönderilerek sahteliği konusunda bilirkişi raporu alındıktan sonra aldatma kabiliyetine haiz olup olmadığı mahkemece tespit edilip sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık …, katılan … İdaresi vekili, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
II) O yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık …’ın, … hakkında 4733 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
1. Ele geçirilen kaçak eşyanın miktarına göre, hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezada da TCK’nun 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, mahkum olduğu kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan maddenin l. fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
3. 5237 sayılı TCK’nun 51/7. maddesi gereğince sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi gerektiği halde, infazı kısıtlayacak şekilde sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın yarısının infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi,
4. Sanığın denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği takdirde ertelenmiş bulunan hapis cezasının infaz edilmiş sayılacağına karar verilirken uygulama maddesi olan TCK’nun
51/8. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
5. Suçtan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı olmayan Gümrük İdaresi lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, sanık … ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
III) Sanık … hakkında 4733 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelenmede;
1. Ele geçirilen kaçak eşyanın miktarına göre, hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezada da TCK’nun 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 01/08/2009, iddianame düzenleme tarihinin ise 19/01/2010 olduğu,
Aynı gün incelemesi yapılan Dairemizin 2015/19060 Esas numarasında kayıtlı Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/607 E. – 2012/96 K. sayılı dosyasında sanığa atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 28/07/2009, iddianame düzenleme tarihinin ise 07/08/2009 olduğu,
Sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, anılan dosyanın incelenip, gerektiğinde birleştirilerek sanığın bu eylemi bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve haklarında TCK’nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3. İddianamede müsaderesi talep edilmeyen suçun işlenmesinde kullanılan ve sanık …’e ait olan … plaka sayılı aracın sanığa ek savunma hakkı verilmeksizin müsaderesine karar verilmesi,
4. Suçtan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı olmayan Gümrük İdaresi lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, sanık … ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 17.06.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.