YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/15677
KARAR NO : 2019/32563
KARAR TARİHİ : 11.06.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Gümrük İdaresi vekilinin temyizine yönelik yapılan incelemede;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesi de hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, Gümrük İdaresi vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II) Sanık … Kasaboğulu müdafii ile sanık … müdafiinin temyizlerine göre yapılan incelemede;
Sanık … ‘na ait işyerinde 19.716 şişe alkollü içecek ele geçirilen olayda; sanık … aşamalarda suçlamayı reddederek suça konu alkollü içkileri sanık …’a ait … Gıda şirketinden faturalı olarak satın aldığını ve içkilerin sahte olduğunu bilmediğini söyleyerek … Gıda firmasınca sanığın şirketi olan … Meşrufat Ltd.Şti adına düzenlenmiş, 21.02.2011 tarihli 025837 seri numaralı, 22.02.2011 tarihli 025838 seri numaralı, 23.02.2011 tarihli 025839 seri numaralı 3 adet faturayı sunması, sanık …’ın da aşamalarda suçlamayı kabul etmeyerek dava konusu alkollü içkileri ithalatçı firma yetkilisi olan ve mahkumiyetine karar verilen diğer sanık …’a ait Anemon İthalat firmasından aldığını ve buna ilişkin düzenleyicisi Anemon İthalat- … olan 20.01.2011 tarihli 108445 seri numaralı, 21.01.2011 tarihli 108446 seri numaralı, 22.01.2011 tarih 108447 seri numaralı faturaları ibraz etmesi, içeriği itibarıyla sahte olduğu anlaşılan içki şişelerindeki bandrollerin geçerli olduğunun anlaşılması ve diğer sanık …’ın hazırlık aşamasındaki sanıkların savunmalarını doğrulayan beyanları birlikte değerlendirildiğinde, sanıklar … ve …’ın içkilerin sahte olduğunu bilerek satışa sunduğuna ilişkin savunmalarının aksine mahkumiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilmemesi nedeniyle beraatleri yerine mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
III) Sanık … müdafiinin temyizine göre yapılan incelemede;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
1.Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin 03.03.2011 suç tarihli eylemi nedeniyle iddianame düzenleme tarihinin 16.05.2011olduğu,
Halen derdest olan Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/1473 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 09.03.2011, iddianame düzenleme tarihinin 12.12.2011 olduğu ve bu dosya ile birleştirilen dosyalardaki suç tarihi 09.06.2010, iddianame tarihi 27.06.2014, suç tarihi 2010, iddianame tarihi 02.11.2015, suç tarihi 02.04.2010, iddianame tarihi 21.04.2011, suç tarihi 2010, iddianame tarihi 18.04.2011 olduğu,
Halen derdest olan Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/42 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 26.02.2010, iddianame düzenleme tarihinin 08.10.2013 olduğu;
2. Temyiz incelemesine konu bu dosya ile birleştirilmesine karar verilen aynı mahkemenin 2012/493 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 07.12.2011, iddianame düzenleme tarihinin 29.02.2012 olduğu,
Halen derdest olan Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/1473 Esas sayılı dosyasında aynı mahkemenin 2012/1219 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 19.10.2011, iddianame düzenleme tarihinin 18.06.2012 olduğu,
Halen derdest olan Bor 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2019/50 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 07.06.2011, iddianame düzenleme tarihinin 27.03.2017 olduğu,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 2019/2836 Esasında kayıtlı sanığın mahkumiyetine karar verilen İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/232 Esas ve 2019/3 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 17.11.2011, iddianame düzenleme tarihinin 09.11.2012 olduğu,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/433498 Esasında kayıtlı sanığın mahkumiyetine karar verilen Yalova 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/55 Esas ve 2015/553 K sayılı dosyasında suç tarihinin 21.06.2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 14.01.2015 olduğu
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın 1 ve 2 nolu bent içindeki dosyalardaki eylemlerinin kendi içinde ayrı ayrı TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından anılan dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 11.06.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.