Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2018/15863 E. 2021/5172 K. 05.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/15863
KARAR NO : 2021/5172
KARAR TARİHİ : 05.04.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre sanık …’ın sevk ve idaresindeki araçta yapılan aramada, üzerinde “… Şeker Fabrikası, 1955, Beyaz Şeker” ibareleri bulunan 50 kg çuvallar içerisinde toplam 23.500 kg toz şeker ele geçirildiği cihetle;
Suça konu şekerlerin … Şeker Farikasına ait olup olmadığı tespit edilerek, ele geçen şeker çuvallarının boyut, baskı dikiş ipliği malzemesi ve dikiş kalitesi bakımından orjinal olup olmadıklarının, şekerin neden elde edildiğinin uzman bilirkişi tarafından incelenerek, Türkiye’de üretilip üretilmediği ile yerli olup olmadığı yönünde Türkiye Şeker Kurumu’ndan rapor alınarak şekerin menşeinin kesin olarak belirlenmesi ve gerekirse dava konusu şekerlere dayanak olan 07.03.2013 tarihli fatura için zincirleme menşei araştırması tamamlanıp, temin edilecek tüm belgeler ve dava konusu eşyalar ile birlikte konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilip miktar, cins ve sair özellikleri itibarıyla ayniyet tespiti yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, zincirleme fatura araştırması tamamlanmadan ve şekerlerin menşei konusunda yeterince tespit yapılmadan yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Kabule göre ise;
1. 23.500 kg toz şekerin ele geçirildiği olayda; 5237 sayılı TCK’nun 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında vehamet arz eden fiili, eylem ile ceza arasındaki denge gözetildiğinde teşdidi gerektirdiği halde, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılmadan ceza tayin edilmesi,
2. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması
halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
3. 5237 sayılı TCK’nun 51/7. maddesi gereğince sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi gerektiği halde infazı kısıtlayacak şekilde ertelenen cezanın tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi,
4. Suça konu eşyanın 5607 sayılı Kanunun 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken fıkra numarası gösterilmeksizin TCK’nun 54. maddesinin yazılması suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.