YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/19054
KARAR NO : 2019/10748
KARAR TARİHİ : 19.02.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Sanık …’nın temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
12/11/2018 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü yasal süresinden sonra 23/11/2018 tarihinde temyiz eden sanığın temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/l. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II) Sanık …’un temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
Sanık hakkında daha önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesin mahkumiyet niteliğinde bulunmaması nedeniyle “Sanık hakkında benzer suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın verilmiş olması, geçmişi dikkate alınarak yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizce olumlu bir kanaat oluşmadığından” şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmış ise de, kamu zararının giderilmemiş olması karşısında şartları oluşmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
1. 5237 sayılı TCK’nun 51. maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenebilmesi koşulları olarak; “daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması gerekir.” hükmü düzenlenmiştir.
Gerekçelerin cezaların şahsiliği ilkesine uygun bulunması, keyfilikten uzak olması, sanığın geçmişteki hali ile yargılama sırasında izlenen kişiliği ile ilgili bilgi ve belgelerin yerinde takdir edildiğini göstermesi gerekir.
Bu itibarla; Sanık hakkında daha önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının kesin mahkumiyet niteliğinde bulunmaması nedeniyle sabıkasında engel hali bulunmayan, savunması talimatla alındığından yargılama sürecindeki tutum ve davranışları gözlemlenemeyen, duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz davranışları saptanmayan ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak hakkında TCK’nun 62. maddesi gereğince takdiri indirim uygulanan sanığın bir daha suç işleyeceğine dair olumsuz kanaatin nasıl oluştuğu Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde açıklanmadan dosya kapsamına uygun olmayan “Sanık hakkında benzer suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın verilmiş olması, geçmişi dikkate alınarak yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizce olumlu bir kanaat oluşmadığından” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde TCK’nun 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2. Hükümden sonra 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle bir karar verilmesinin gerekmesi,
3. Suçta ele geçen eşyanın TCK’nun 54. maddesi gereğince müsaderesine karar verilirken, hüküm fıkrasında 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin de gösterilmesi ve dava konusu eşyanın müsaderesi ile yetinilmesi gerekirken söz konusu eşyanın tasfiyesine de hükmedilmesi,
4. TAPDK lehine hükmolunan vekalet ücretinin sanıklara eşit olarak yükletilmesi gerekirken, yazılı şekilde müteselsilen alınmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık …’un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19/02/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.