YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2996
KARAR NO : 2021/2972
KARAR TARİHİ : 24.02.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, sanık … hakkında erteleme, müsadere, aracın müsaderesine yer olmadığına
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Katılan … İdaresi vekilinin suçta kullanılan nakil aracının iadesine yönelik temyiz itirazının incelemesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan … İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II) Sanıklar …’nun ve …’un temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
1. Sanıklar hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasının 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/11. maddesi delaletiyle anılan Yasanın 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Yasanın 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden suç tarihinde yürürlükte bulunmayan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/11. maddesi gereğince yazılı şekilde hüküm tesisi,
2. CMK’nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine engel hali bulunmayan sanık …’na, ele geçen eşyanın gümrük idaresince hesaplanan “eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplam tutarı’’ olan 1.363,00 TL’nin kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanunun 231/9 fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, 07.01.2015 tarihinde talimat ile alınan savunması sırasında KEMT’teki gümrüklenmiş değer olan 2.422,85 TL’nin bildirilerek sanığın zarar konusunda yanıltılması ve “gümrük vergilerinin ödenmemiş olması” şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3. Sanık …’un adli sicil kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kasıtlı suçtan mahkumiyet sayılamayacağı dikkate alındığında, mahkemede savunması alınan sanığın dosyaya yansıyan olumsuz kişiliğinin ne olduğu belirtilmeden ve CMK’nun 231. maddesinden faydalanmak istediğini belirten sanığın savunmasının alındığı talimat ekinde KEMT varakasının bulunmaması karşısında zarardan haberdar edilmedikleri cihetle, sanığa dava konusu
eşyanın Gümrük İdaresince hesaplanan “eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplam tutarı” olan miktarın kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve makul süre verilmek suretiyle ödeme için imkan tanınması ile sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanununun 231/9. fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yasal olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
5237 sayılı TCK.nun 51. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezası ile cezalandırılmamış olması koşulu ve (b) bendinde suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işleyemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması hükmü getirilmiş olmakla, adli sicil kaydına göre sanık …’un sadece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kaydının bulunduğu cihetle, ertelemeye engel sabıkası olmayan sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşup oluşmamasına göre hapis cezasının ertelenmesine karar verilip verilmeyeceğinin tartışılması gerektiği ve sanığın dosyaya yansıyan olumsuz kişilik özelliğinin ne olduğu belirtilmeden yasal olmayan gerekçe ile ertelemeye yer olmadığına karar verilmesi,
4. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.