YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4663
KARAR NO : 2021/1882
KARAR TARİHİ : 10.02.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Gıyabi kararın katılan Gümrük İdaresi vekiline tebliğ edilmesi gerekirken, … vekiline tebliğ edildiği anlaşıldığından, yapılan tebligat usulsüz olup, katılan Gümrük İdaresi vekilinin öğrenme üzerine yaptığı 05/02/2018 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Suça konu cep telefonlarının sanıkların işlettiği farklı … yerlerinde ele geçirilmesi karşısında, sanıklara ilişkin davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunmadığı gözetilmeden, yargılamaya devamla davanın birlikte görülerek sonuçlandırılması,
Kabule göre de;
1. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen Geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2. Gümrük İdaresinin davaya katılmasına karar verildiği halde gerekçeli karar başlığında katılan olarak gösterilmemesi,
3. Sanıklar hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak TCK’nun 62/1. madde ve fıkrası yerine TCK’nun 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
4. Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5. Suça konu kaçak cep telefonlarının 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi delaleti ile TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde TCK’nun 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi ve dava konusu eşya gümrük kaçağı cep telefonları ile bataryaları olduğu halde müsadere edilen eşyalarda sadece kaçak telefonların belirtilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan Gümrük İdaresi vekili ve sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.