YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/6721
KARAR NO : 2020/17322
KARAR TARİHİ : 01.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Dairemizin 05.06.2017 tarih ve 2014/34823 Esas – 2017/4885 Karar sayılı ilamı ile; sanığın akıl hastası olup olmadığı hususu ile ilgili olarak Başkent Üniversitesi Adana Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden alınan 15.09.2010 tarihli rapor ile Adana Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nden alınan 01.03.2013 tarihli raporlar arasında çelişki bulunduğundan, 5237 sayılı TCK’nun 32. maddesi uyarınca sanığın suç tarihi itibariyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini etkileyen bir akıl hastalığı ya da akıl zayıflığının bulunup bulunmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınarak çelişkinin giderilmesi istenildiği, Mahkemenin bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde; sanığın yine Adana Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’ne sevki yapılarak, anılan Hastane’den alınan 06.09.2017 tarihli raporla yetinilmek suretiyle bahsi geçen Yargıtay ilamında belirtilen eksiklikler giderilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. madde ve fıkraları somut olaya uygulanarak, belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 01.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.