Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2018/725 E. 2020/16864 K. 18.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/725
KARAR NO : 2020/16864
KARAR TARİHİ : 18.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-Sanık … müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık … hakkında kurulan hükmü Av. …’in sanık müdafii olarak temyiz ettiği ancak Av….’in sanığa müdafii olarak atanmadığı, sanığı duruşmalarda temsil etmediği ve dosya kapsamından sanık adına verilmiş temyiz tarihini de kapsar şekilde usulüne uygun vekaletnamesi olmadığı anlaşılmakla, … adına temyiz talebinde bulunma hakkı olmayan Av. …’in temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanık …’in temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın suça konu çaylardan yaklaşık 600 kg kadar bir miktarını şehir içinde diğer sanıkların depoları ile işyerleri arasında 20,00-TL karşılığında aracıyla naklederken ve suça konu çaylar aracından indirilirken kolluk görevlileri tarafından yakalanmış olması, diğer sanıkların çay ticareti üzerinde faliyet gösteren esnaf olmaları, sanığa çayların faturalı olduğunu beyan etmeleri ve nakliyenin de şehir içinde gerçekleşmis olması nazara alındığında, mevcut delil durumunun sanığın suça konu çayları gümrük kaçağı olduğunu bilerek taşıdığına, dolayısıyla diğer sanıkların eylemine iştirak kastıyla hareket ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
III-Sanık … müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre;
Sanığın yüklenen suçu diğer sanık … ile birlikte işlediği, sanık …’in çay ticareti ile uğraşan sanıkların işyerleri arasında 600 kg çayı nakliye amacıyla taşıdığını belirtmesi karşısında, sanıkların kaçakçılık eylemine fikir ve eylem birliği içerisinde katıldıklarına ve suça iştirak ettiklerine dair delil elde edilemediği; 5607 sayılı Yasanın 4/2.maddesinde düzenlenen suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi koşulu gerçekleşmediği halde toplu kaçakçılıktan artırım yapılarak fazla ceza tayin edilmesi;
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 18/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.