Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2018/8050 E. 2020/18577 K. 15.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/8050
KARAR NO : 2020/18577
KARAR TARİHİ : 15.12.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın yokluğunda verilen kararın mahkemede en son bildirdiği adresine 04.11.2015 tarihinde yapılan tebligat işleminde, Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre muhtara tebliğ edilip, 2 no’lu haber kağıdının kapıya yapıştırıldığı anlaşılmakta ise de; anılan Kanunun 21. maddesi ile Tebligat Tüzüğünün 28. maddesinde belirtilen esaslara uyulmadığı, tebligatta muhatabın en yakın komşusuna haber verilmediği gibi muhatabın adreste bulunmama sebebine de yer verilmediği anlaşılmakla, yapılan tebligat usulsüz olduğundan, öğrenme üzerine sanığın 07.01.2016 tarihli temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Olay günü önleme arama kararına istinaden yapılan kontroller esnasında, yolcu otobüsünde sanığa ait 158 paket kaçak sigara ve 6 paket kaçak çayın ele geçirildiği, sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarında ele geçen eşyaları kullanmak için aldığını, ticari amacının olmadığını beyan ettiği ve yakalanan eşya miktarına nazaran savunmasının aksine ele geçen eşyaları ticari amaçla bulundurduğuna ilişkin cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 15.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.