YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/9750
KARAR NO : 2020/18541
KARAR TARİHİ : 15.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin temyizine yönelik yapılan incelemede;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesi de hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II) Sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22 ve 5/2. maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre ise;
1. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 43/1. maddesi uyarınca arttırım yapıldıktan sonra belirlenen 2 yıl 8 ay hapis ve 40 gün karşılığı adli para cezasından TCK’nun 62/1. maddesi gereğince takdiri indirim yapılarak sanığın 2 yıl 2 ay 20 gün hapis ve 33 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılması yerine yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
2. Sanığın temyizi üzerine Dairemizin 18.06.2015 tarihli ilamı ile bozulmasına karar verilen 27.09.2012 tarihli mahkumiyet kararında, sanığın neticeten 2 yıl 1 ay hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunduğu halde, bozmadan sonra kurulan hükümde kazanılmış hak gözetilmeyerek, temel ceza olarak sanığın 2 yıl 3 ay hapis ve 23 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle CMUK’nun 326/son maddesine aykırı davranılması,
3. Sanık hakkında 4733 sayılı Yasa uyarınca temel ceza belirlendikten ve TCK.nun 43. maddesi uyarınca gerekli artırım ve takdiri indirim nedenleri uygulandıktan sonra Dairemizin 2013/22733 E- 2014/18939 K. sayılı ilamıyla 18.06.2015 tarihinde düzeltilerek onanmak suretiyle kesinleşen 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezasının mahsubuna karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, söz konusu cezanın netice cezadan düşülmesi suretiyle belirlenen 7 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi,
4. Sanık hakkında takdiri indirim hükümleri uygulanırken TCK’nun 62/1. maddesinin ilgili fıkrasının gösterilmemesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.