Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2018/9753 E. 2020/18379 K. 14.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/9753
KARAR NO : 2020/18379
KARAR TARİHİ : 14.12.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesi de hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II- Sanığın temyiz istemine yönelik yapılan incelemede;
Sanık hakkında 5607 sayılı Yasaya muhalefet iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 20/04/2011 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu’na tebliğ edilmeden 02/05/2011 tarihinde kesinleştirildiği, sonrasında sanığın 24/09/2011 tarihinde işlediği kaçakçılık suçu nedeniyle hakkında verilen mahkumiyet hükmünün 21/02/2012 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın açıklanması için mahkemesine bildirimde bulunulduğu, bunun üzerine sanık hakkında verilen önceki hükmün açıklanmasına karar verildiği, ardından Dairemizin 26.11.2015 tarihli 2015/23635 Esas, 2015/22429 Karar sayılı ilamı ile sanığın benzer eylemi nedeniyle 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçundan mahkumiyetine karar verilen, mahkemenin 2012/281 Esas, 2012/465 Karar sayılı dosyasının TCK’nun 43/1. maddesi kapsamında asıl dosya ile birleştirilmesi yönüyle bozulmasına karar verildiği gözetilerek, mahkemece bozma ilamı gereği temyiz konu hüküm kurulmuş ise de,
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği nazara alındığında, sanığın eyleminin 4733 sayılı Yasaya muhalefet suçunu oluşturduğu, bu suçtan doğrudan zarar görenin ise TAPDK olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 20/04/2011 tarihli hükme yönelik TAPDK’nun itiraz hakkının bulunduğu, ancak söz konusu karar anılan kuruma tebliğ edilmediği için henüz kesinleşmediği ve sanık hakkındaki denetim süresinin de başlamadığı, dolayısıyla sanığın 24/09/2011 tarihinde işlediği suç nedeniyle verilen
mahkumiyet kararının kesinleşmesi üzerine yapılan bildirim sonucunda sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi mümkün değil ise de;
Hükmün inceleme tarihinde zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın savunmasının 20/04/2011 tarihinde alındığı, sanığın savunmasının alınmasından sonra zamanaşımını kesen herhangi bir işlem olmadığı, temyiz inceleme gününde 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e ve 66/2. maddesinde öngörülen 8 yıllık asli zamanaşımı süresi tamamlanmış olduğu anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 5237 sayılı TCK.nun 66/1-e, 66/2 ve 5271 CMUK’nun 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, suça konu kaçak sigaraların 5607 sayılı Yasanın 13/1 yollamasıyla TCK.nun 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, 14.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.