Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2019/10495 E. 2020/10786 K. 01.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10495
KARAR NO : 2020/10786
KARAR TARİHİ : 01.07.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5411 sayılı Yasaya aykırılık, Özel Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Özel Belgede Sahtecilik’ten Beraat, 5411 sayılı Yasaya aykırılıktan hükümlülük

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Katılan Banka vekilinin özel belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 06.04.2010 tarih ve 2010/7-38 Esas, 2010/79 sayılı kararında belirtildiği üzere; 5411 sayılı Bankacılık Yasasında zimmet suçu yanında sahtecilik suçundan da ayrıca hükmolunacağına ilişkin bir düzenleme bulunmaması karşısında, sanığın zimmet eylemlerini gerçekleştirirken, sahte belge tanzim etmesi fiillerinin de zimmet suçunun unsuru olarak değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden sanık hakkında belgede sahtecilik suçundan beraatine ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan banka vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca,
Hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin çıkartılması, yerine “5411 sayılı Bankacılık Yasasında zimmet suçu yanında sahtecilik suçundan da ayrıca hükmolunacağına ilişkin bir düzenleme bulunmaması nedeniyle sanık hakkında belgede sahtecilik suçundan Hüküm Kurulmasına Yer Olmadığına” ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II) Sanık müdafiinin sanık hakkında 5411 sayılı Yasa uyarınca verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık müdafii süre tutum dilekçesiyle temyiz talebinde bulunduğu halde duruşma talep etmemiş olup, gerekçeli temyiz dilekçesinde duruşma talep etmiş ise de süresi içerisinde duruşma talebinde bulunulmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteğinin 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi uyarınca REDDİ ile yapılan incelemede;
1. Sanık hakkında 5411 sayılı Kanunun 160/2. maddesi uyarınca hükmedilen 12 yıl hapis cezasında TCK’nun 43. maddesi gereğince 1/4 oranında artırım yapılırken 15 yıl hapis cezası yerine 18 yıl hapis cezasına hükmedilmesinden sonra, TCK’nun 62/1. maddesi gereğince indirim yapılması ile sonuç cezasının 12 yıl 6 ay hapis cezası yerine 15 yıl hapis cezası olarak fazla ceza tayini,
2. Banka zarar miktarının açıkça yazılması suretiyle zararın ödettirilmesine karar verilmesi gerekirken, denetime olanak vermeyecek şekilde banka zararının ödettirilmesine hükmolunması,
3. Oluşan banka zararı üzerinden hesaplanacak şekilde nispi harca hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53.maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca,
1. Hükmün 2 numaralı bendinden “18 yıl” ibaresinin çıkartılarak yerine “15 yıl” ibaresinin eklenmesi, hükmün 3 ve 4 numaralı bentlerinden “15 yıl” ibarelerinin çıkartılarak yerlerine ayrı ayrı “12 yıl 6 ay “ ibarelerinin eklenmesi,
2. Banka zararının ödettirilmesine karar verilen 5 numaralı bentte “banka zararının” ibaresinden önce gelmek üzere “ 74.350,00 TL” ibaresinin eklenmesi,
3. Hükme ” 74.350,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 5.078 TL nispi karar harcının sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydı” ibaresinin eklenmesi,
4. Hükümden TCK’nun 53/1.maddesinin uygulanmasına ilişkin 9 numaralı bendin çıkartılması, yerine “24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nun 53/1-2-3 madde fıkralarının tatbikine,” ifadesinin eklenmesi ve diğer kısımlarının aynen bırakılmasına karar verilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.