Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2019/1611 E. 2021/7891 K. 14.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1611
KARAR NO : 2021/7891
KARAR TARİHİ : 14.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Sanık … hakkında hükümlülük, sanık … hakkında hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1. Sanıklar hakkında 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı CMK’nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan sanıkların 5607 sayılı Yasanın 3/5, 3/10. maddeleri gereğince mahkumiyetine karar verilmesi,
2. Ele geçen eşyanın gümrüklenmiş değerinin fahiş olduğu gözetilerek, sanıklar hakkında 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiği gözetilmeden sanıklar hakkında eksik ceza tayini,
3. Ele geçirilen kaçak eşyanın miktarına göre, sanıklar hakkında temel cezada TCK’nun 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken, alt sınırdan hüküm kurmak suretiyle eksik ceza tayini,
4. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
5. Sanıklar hakkında gün adli para cezasının uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nun 52/2. maddesi yerine TCK’nun 52/2-3. maddesinin yazılması suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,

6. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
7. Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu’nun davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması,
8. Dava konusu kaçak eşyanın miktarı itibarıyla nakil aracı ile taşınmasının zorunlu olması, yine araç ve eşyanın değeri itibarıyla aracın müsaderesinin 5237 sayılı TCK’nun 54/3. maddesi gereğince işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı gibi hakkaniyete de aykırılık oluşturmayacağı gözetilerek; malen sorumlu …’ın aracı ……’a sattığını, sanıkların da aracı kiraladıklarını beyan etmeleri karşısında; …… isimli kişinin araştırılarak mahkemede dinlenilmesinin ardından davaya katılma hakkı tanınarak, malen sorumlunun iyi niyetli 3. kişi durumunda olup olmadığının tespit edilmesi ve sonucuna göre aracın müsadere edilip edilmeyeceğine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … İdaresi vekili ile sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.