Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2019/1984 E. 2021/6300 K. 20.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1984
KARAR NO : 2021/6300
KARAR TARİHİ : 20.05.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaçların ticareti, 4733 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaçların ticareti suçundan sanıklar …, …, … hakkında beraat; sanık … hakkında hükümlülük, müsadere,

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-Katılan … vekilinin sanıklar …, … ve … hakkında bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaçların ticareti suçundan verilen beraat kararlarına yönelik temyizine göre yapılan incelemede;
Kamu davasının niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar görmeyen … vekilinin davaya katılan olarak kabulü hükmü temyize hak kazandırmayacağından, katılan … vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Sanık … müdafiinin temyiz istemine ilişkin incelemede;
1-İnsan sağlığına zararlı olduğu tespit edilen içkilerin ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; sanığın eyleminin ticari amaçla kaçak eşya bulundurmak suçu nedeniyle 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi ve aynı zamanda bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaçların ticareti iddiasıyla açılan davada suçun sübutu halinde Türk Ceza Kanunu’nun 186/2. maddesine muhalefet suçlarını oluşturacağı anlaşılmakla, atılı eylemlerden ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken 5237 sayılı TCK’nun 44. maddesi uyarınca fikri içtima kuralları uygulanarak yazılı şekilde sadece 4733 sayılı Yasaya muhalefet suçundan mahkumiyet kararı kurulması suretiyle eksik ceza tayini,
2-Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın kaçakçılık suçundan eyleminin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi delaletiyle anılan yasanın 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması ve yine aynı Yasanın 3/22. ile 5/2. maddelerinin de uygulama şartlarının oluşup oluşmadığının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen Geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’nun 326-son maddesi uyarınca cezada kazanılmış hakkın korunmasına 20.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.