YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3160
KARAR NO : 2019/33338
KARAR TARİHİ : 25.06.2019
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Hükümlülük
Mahkemece sanık hakkında zincirleme nitelikli banka zimmeti suçundan kurulan 24/10/2014 tarihli mahkumiyet hükmünün sanık müdafiinin temyizi üzerine Dairemizin 09/06/2016 tarihli ve 2015/17521 Esas, 2016/8624 Karar sayılı ilamı ile ”1- Sanığın akıl hastası olup olmadığı hususu ile ilgili olarak Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden alınan rapor ile Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesinden ve 4. İhtisas Kurulundan alınan raporlar arasında çelişki bulunduğundan, sanığın Adli Tıp Genel Kuruluna gönderilerek muayenesi yapıldıktan sonra Adli Tıp Genel Kurulundan rapor aldırılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması ve 2- Tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit ya da nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından;
Tediye fişleri bulunmamış ya da bulunan tediye fişlerinde mudi imzası yok ise, eylem basit zimmet;
Tediye fişine mudi yerine sahte imzalar atmak suretiyle gerçekleştirilen işlemler ile ilgili olarak, fişler üzerindeki sahte imzalar ile mudilerin banka kayıtlarında bulunan örnek imzalarının ilk bakışta ve basit bir inceleme işe sahteciliğinin anlaşılması halinde eylem basit zimmet, sahteciliğin aldatıcılık özelliğinin bulunması halinde ise eylem nitelikli zimmet suçunu oluşturacaktır.
Yukarıda anılan hususlar nazara alınarak, Denizbank Yenişehir şubesinde gişe görevlisi ve operasyon yöneticisi olarak çalışan sanığın, … ile diğer mudilerin hesaplarından havale yapmak, eft yapmak, fatura ödemek ve nakit para çekmek suretiyle zimmetine para geçirmesi şeklinde gerçekleşen olayda, … adına düzenlenen ve dosyaya celbedilen belge asılları yanısıra …, … ve … adlarına düzenlenmiş belge asıllarının da temin edilerek, mudilerin daha önce alınmış kartonet imzaları ile karşılaştırma yapılmadan eksik soruşturma ile hüküm kurulması” nedenleriyle bozulduğu, Dairemizin yerleşik uygulamalarının sahte imzalı tediye fişi ile yapılan zimmet işlemlerinde mahkemenin huzurda belge asıllarını inceleyerek sahteliğin iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığına dair değerlendirme yaparak işlemlerin nitelikli mi basit zimmet mi olduğunu belirlemesi, işlem sayısının çokluğu halinde mahkemece bu konuda bilirkişi görüşüne başvurulabileceği yönünde olduğu, bozma öncesi mahkemece grafoloji ve sahtecilik bilirkişisinden alınan 04/11/2013 tarihli raporda inceleme konusu yapılan 53 adet işlemdeki mudi … adına atılan imzaların mudinin eli ürünü olmadığı gibi her birinin de ayrı ayrı iğfal kabiliyetine haiz olduğunun belirtildiği, mahkemece Dairemizin anılan bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada bozmanın gerekleri yerine getirilerek Adli Tıp Genel kurulundan sanığın cezai ehliyeti hususunda rapor alındığı, 06/04/2017 tarihli raporda atılı suç bakımından sanığın cezai ehliyetinin tam olduğunun belirtildiği, mahkemece bir kısım zimmet eylemlerine ilişkin belge asılları celbedilerek huzurda yapılan incelemede 6 adet işlemdeki sahte imzaların aldatıcılık özelliğine sahip olduğu belirlenerek sanık hakkında Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 30/04/2018 tarihli ve 2016/160 Esas, 2018/570 Karar sayılı kararı ile sanığın tekrar 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 160/2, 160/5-son cümle, TCK’nun 43/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 8 yıl 4 ay hapis ve 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve sanık müdafii ile katılan … vekilinin temyiz istemleri üzerine yapılan incelemede; Dairemizin 07/05/2019 tarihli ve 2018/17989 Esas – 2019/31019 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkındaki hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Dairemizin anılan ilamına karşı Dairemizin 09/06/2016 tarihli ve 2015/17521 Esas, 2016/8624 Karar sayılı bozma ilamı öncesi savcılık ve yerel mahkemece alınan bilirkişi raporlarındaki eylemin basit zimmet suçunu oluşturduğu yönündeki görüşlere dayanılarak itirazda bulunulmuştur.
Yeniden yapılan incelemede; Dairemiz uygulamasına göre tediye fişine mudi yerine sahte imzalar atmak suretiyle gerçekleştirilen işlemler ile ilgili olarak, fişler üzerindeki sahte imzaların ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılması halinde eylem basit zimmet, sahteciliğin aldatıcılık özelliğinin bulunması halinde ise eylem nitelikli zimmet kabul edilmektedir, Dairemizin 09/06/2016 tarihli ve 2015/17521 Esas, 2016/8624 Karar sayılı ilamı sonrası mahkemece incelenen bir kısım sahte imzalı işlemlerdeki imzaların iğfal kabiliyetine haiz olduğu yönündeki tespitin denetlenmesinde yerinde olduğu görüldüğü gibi mahkemece inceleme konusu yapılmayan mudi … adına düzenlenmiş 30/03/2009 tarihli 1.500,00 TL bedelli dekont, 27/06/2008 tarihli 300,00 TL bedelli dekont, 05/06/2008 tarihli 3.000,00 TL bedelli dekont gibi bir kısım diğer fişlerdeki sahte imzaların da ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılamadığı, aldatıcılık özelliği bulunduğu kanaatine varılarak Dairemizin kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı yerinde görülmediğinden REDDİNE,
Dosyanın 05/07/2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasanın 99. maddesiyle 5271 sayılı CMK’nun 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkraları uyarınca itiraz incelemesinin yapılması için Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 25/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.