Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2019/3255 E. 2019/32945 K. 19.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3255
KARAR NO : 2019/32945
KARAR TARİHİ : 19.06.2019

4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonucunda, zamanaşımı süresinin dolmuş olduğundan bahisle 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102/4. maddesi uyarınca kamu davasının ortadan kaldırılmasına dair Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 26/03/2004 tarihli ve 1997/281 esas, 2004/117 sayılı kararının, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 04/12/2007 tarihli ve 2004/37036 Esas, 2007/10194 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmesini müteakip, kaçak eşyaların karşılığında 21/04/1998 tarihinde yatırılan 33.558.541.000 Türk lirası tutarındaki teminat mektubunun iadesi talebinin reddine dair Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 15/08/2012 tarihli ve 2012/1301 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin BAKIRKÖY 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 21/09/2012 tarihli ve 2012/1251 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 10/05/2019 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 21/05/2019 gün ve KYB. 2019/52831 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 08/10/2018 tarihli ve 2018/2018 Esas, 2018/9876 Karar sayılı ilâmında, “…Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nun 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendine göre suç için asli dava zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, zamanaşımını kesen en son işlem olan sanığın mahkumiyetine ilişkin 25.12.2009 tarihli karardan sonra zamanaşımı kesen başkaca bir işlem yapılmadığından, asli dava zamanaşımının temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, anılan maddeler uyarınca sanık hakkındaki davaların zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddesine göre DÜŞÜRÜLMESİNE, davaya konu eşyanın teminat karşılığı iade edildiği anlaşılmakla teminat bedelinin sahibine İADESİNE…” şeklinde belirtildiği üzere, 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, zamanaşımı süresinin dolmuş olduğundan bahisle 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102/4. maddesi uyarınca kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verilmiş olunması karşısında, kovuşturma aşamasında, kaçak eşyaların karşılığında 21/04/1998 tarihinde yatırılan 33.558.541.000 Türk lirası tutarındaki teminat mektubunun sahibine iadesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1.Sanık hakkında 1918 sayılı Yasaya muhalefet suçundan yapılan yargılama sonucunda Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 1997/281 Esas, 2003/117 sayılı kararının, Dairemizin 04/12/2007 tarihli ilamı ile onanması üzerine hükmün kesinleştiği,
ardından malen sorumlu … mirasçısı … vekili tarafından kaçak eşyalara yönelik yatırılan teminatın iadesinin talep edildiği, bunun üzerine mahkemece duruşma açılmaksızın istemin reddine dair 15/08/2012 tarihli karar verilerek dosyanın itiraz merciine gönderildiği, Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 21/09/2012 tarihli ve 2012/1251 değişik iş sayılı kararı ile istemin kesin olarak reddedildiği cihetle, CMK’nun 256. ve 257. maddeleri gereğince duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 21/09/2012 tarihli ve 2012/1251 değişik iş sayılı kararının CMK’nun 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA,
2.Malen sorumlular tarafından sunulan 01/10/2012 tarihli dilekçe ile yatırılan teminatın yeniden iadesinin istenilmesi üzerine mahkemece duruşma açılarak 20/12/2013 tarihli ek karar ile istemin reddine karar verildiği ve bu kararın malen sorumlular tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 2016/41392 sayılı ve 30/07/2018 tarihli tebliğnamenin düzenlendiği gözetilerek yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre malen sorumlular ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 19/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.