YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/428
KARAR NO : 2021/7648
KARAR TARİHİ : 08.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 ve 5607 sayılı Kanunlara muhalefet
HÜKÜM : Sanık hakkında 4733 sayılı Kanuna muhalefet suçundan beraat, müsadere, 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan hükümlülük, müsadere, nakil araçların iadesine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava konusu içkiler yönüyle TAPDK’un, makyaj malzemeleri yönüyle katılan … İdaresi’nin temyize hakkı bulunduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında 4733 ve 5607 sayılı Yasalara muhalefet suçundan kamu davası açıldığı halde gerekçeli kararın ”İDDİA” bölümünde silahlı terör terör örgütüne üye olma suçundan kamu davası açıldığının belirtilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir
I) Sanık hakkında 4733 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükme ve 73 DH 386-73 DF 934 plakalı nakil araçlarının iadesine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere göre o yer Cumhuriyet Savcısı, TAPDK vekili ve Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
II) Sanık hakkında 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
1. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması
halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2. Suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Yasa ile değiştirilmeden önceki 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesinde düzenlenen suçun üst sınırının iki yılın altında olduğu gözetilerek;
Anayasa Mahkemesi’nin 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı CMK’nun 251/1. maddesinde hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Yasanın geçici 5/1-d bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 tarih ve 2020/81 E., 2021/4 K. sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibariyle hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Yasanın 31. maddesiyle eklenen Geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, TCK’nun 7. ve CMK’nun 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale gelmekle birlikte 5607 sayılı Yasanın 5/3. maddesindeki ”İkinci fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde uygulanmaz” şeklindeki düzenleme karşısında sanığın adli sicil kaydında yer alan tekerrüre esas Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/202 E, 2011/47 K sayılı ilamı ile ilgili uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilamın 5607 sayılı Yasanın 5/3. madde ve fıkrası kapsamında etkin pişmanlık müessesesinin uygulanmasına engel teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesinin gerekmesi,
5. Hükmedilen hapis cezası adli para cezası TCK’nun 50. maddesi uyarınca seçenek yaptırıma çevrildiği halde gerekçe bölümünde “sanık hakkında taktiren TCK’nın 50. maddesinin uygulanmadığının” belirtilmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,
6. Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak TCK’nun 62/1. madde ve fıkrası yerine TCK’nun 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMUK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
7. Dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan TCK’nun 54/4. madde ve fıkrası yerine TCK’nun 54. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMUK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı ve katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.