Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2019/4791 E. 2021/12383 K. 11.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4791
KARAR NO : 2021/12383
KARAR TARİHİ : 11.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : 4733 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Sanık …’a ait depoda sahte alkollü içki imalatı yapıldığı ve satıldığı bilgisi üzerine, suç tarihinde sanık …’in kapsını açtığı söz konusu işyerinde arama kararına dayalı suça konu eşyaların ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; sanıklar … ile …’in aşamalarda değişmeyen savunmalarında, sanık …’in eşya taşıma işi için kendilerini çağırdığını ve parkta beklerken yakalandıklarını ve suça konu eşyadan haberleri bulunmadığını beyan etmeleri, bu savunmalarını sanık … ve tutanak tanıklarının kovuşturma aşamasındaki beyanları ile doğrulandığının anlaşılması karşısında; sanıklar … ile …’in mahkumiyetlerini gerektirir, savunmalarının aksine her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraatleri yerine, dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle mahkumiyetlerine karar verilmesi,
2- Sanık …’ın kiraladığı depoda yapılan aramada ele geçen toplam 385 şişe sahte bandrollü alkollü içki yönünden eylemin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi, suça konu bandrollerle ilgili, aldatma yeteneği yönünden bilirkişiden rapor alınıp, aldatma yeteneği bulunduğu takdirde eylemin 4733 sayılı Yasanın 8/3. maddesi kapsamında kalacağı, fikri içtima nedeniyle 5237 sayılı TCK’nun 44. maddesi uyarınca, sanık …’ın, daha ağır cezayı öngören 4733 sayılı Yasanın 8/3. madde fıkrası uyarınca cezalandırılması gerektiği, bandrollerin aldatma yeteneğinin bulunmaması halinde ise eylemin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilmeden, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
1- Suç tarihi ve ele geçen alkollü içkiler yönüyle sanık …’ın eyleminin 4733 sayılı Yasanın 8/4., bandroller yönüyle aynı Yasanın 8/3. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 4733 sayılı Yasanın 8/4, 8/3. madde ve fıkralarının yürürlükten kaldırılarak, alkollü içkiler yönüyle atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son, 3/5-10. madde ve fıkraları ile suça konu bandroller yönünden ise aynı Yasanın 3/16. madde ve fıkrasında aynı düzenlemenin korunduğu cihetle;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen Geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2- TCK’nun 53. maddesinin uygulanması açısından 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E. – 2015/85 K. sayılı kararı göz önünde bulundurularak hüküm oluşturulmasının gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Sanık …’ın tekerrüre esas alınan adli sicil kaydının 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, sanık … hakkında tekerrüre esas alınan ilamla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilamın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının ve 5607 sayılı Yasanın 5/3. madde ve fıkrası kapsamında etkin pişmanlık müessesesinin uygulanmasına engel teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesinin gerekmesi,
4- Suçta ele geçen eşyanın 5607 sayılı Kanunun 13/1. maddesi yollaması ile TCK’nun 54/4. maddesi gereğince müsaderesi ile yetinilmesi gerekirken tasfiyesine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar … ve … müdafiileri ile sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.10.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.