Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2019/5142 E. 2020/16115 K. 10.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/5142
KARAR NO : 2020/16115
KARAR TARİHİ : 10.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Sanık … (…) hakkında “kaçakçılığın konusunu oluşturan eşyayı bu özelliğini bilerek ticari amaçla satın alma ve saklama” suçundan hükümlülük, “kaçakçılığa konu eşyayı bu özelliğini bilerek ticari amaçla saklamak” suçundan beraat, diğer sanıklar hakkında “kaçakçılığa konu eşyayı bu özelliğini bilerek ticari amaçla saklamak ve taşımak” suçundan beraat; müsadere, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Katılan … İdaresi vekilinin nakil aracının iade kararı ve beraat eden sanıklar …, …, … yönünden temyiz talebinin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere göre katılan … İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
III) Katılan … İdaresi vekilinin ve sanık … (…)’un, … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
1. Olay tarihinde … plakalı araç ile yüklü miktarda kaçak eşya taşındığını ihbar edilmesi üzerine, …’ın yönetimindeki … plaka sayılı araçta usulüne uygun olarak yapılan arama neticesinde, sanık … (…)’a ait 1750 Adet şarj cihazı, 3700 Adet çeşitli marka ve modellerde güneş gözlüğü, 1100 adet araç çakmaklığına takılan MP3 çalar, 700 adet imitasyon bilezik, 1200 adet imitasyon yüzük, 240 adet imitasyon bileklik, 1400 adet imitasyon kolye, 3800 adet çeşitli marka ve modellerde göz kalemi, 670 adet çeşitli marka ve modellerde vücut kremi, 4900 adet göz sürmesi, 3140 adet çeşitli marka ve modellerde fondoten, 5089 adet çeşitli marka ve modellerde ruj, 300 adet çeşitli marka ve modellerde makyaj malzemesi olan sim, 470 adet çeşitli marka ve modellerde dudak parlatıcısı, 800 adet çeşitli marka ve modellerde rimel, 190 adet çeşitli marka ve modellerde parfüm, 63 top kumaş, 1000 adet pantolon fermuarı, 180 adet 150*50 cm. Ebatlarında eşarp ele geçirilmesi şeklinde gelişen olayda, sanık … (…)’un eylemi bir bütün olarak 5607 sayılı Kanunun 3/5.maddesinde yazılı tek suçu oluşturduğundan yalnızca mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hem beraat hem de mahkumiyet kararları verilmesi,
2. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre ise;
17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nun 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanunun 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesi’nin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olmakla birlikte, iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nun 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan TCK’nin 7. ve CMK’nun 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … İdaresi vekilinin ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.