YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8167
KARAR NO : 2020/16794
KARAR TARİHİ : 16.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM: Sanık … hakkında beraat, sanık … hakkında hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Katılan … İdaresi vekilinin temyiz talebinin sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne münhasıran olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Usulüne uygun olarak alınan arama kararına istinaden 22.08.2014 olay tarihinde sanık …’a ait olan, sanık …’un çalıştığı işyerinde gümrük kaçağı çay, kahve ve sigaranın ele geçirildiği, tutanağa göre …’un arama esnasında işyerinde olduğu, sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarında bu işyerinde çalıştığını, dava konusu eşyalardan sattığını kabul ettiği, diğer sanık …’ın da bu savunmayı doğruladığı gözetilerek; ticari amaçla suça konu kaçak eşyaları bulunduğu sabit olan sanığın atılı suçtan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi
Yasaya aykırı, katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Yasanın 8/l. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
II- Sanık …’ın hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan incelemede;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
1-Dosya kapsamına göre sanık hakkında 22.08.2014 tarihinde Alaybey mahallesi Seyfettinbey caddesi no:95/B adresinde faaliyet gösteren işyerinde gümrük kaçağı çay, kahve ve sigaranın ele geçirildiği ve sanık hakkında 11.12.2014 tarihinde düzenlenen iddianame ile ele geçen gümrük kaçağı eşyalar yönünden tek dava açıldığı, mahkeme tarafından ise sanık hakkında eylem bölünerek gümrük kaçağı çay ve kahve yönünden 5607 sayılı Yasa uyarınca mahkumiyetine karar verilirken, ele geçen gümrük kaçağı sigaralar yönünden ise davanın reddine karar verildiği anlaşılmakla; ele geçen üç farklı cins eşyaya yönelik eylemlerin kül halinde 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa kapsamında kaldığı kabul edilerek sanık hakkında TCK’nun 44. maddesi uyarınca, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra aynı Yasanın 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde iki ayrı hüküm kurulması,
2-Sanık … hakkında 22.08.2014 tarihinde Alaybey mahallesi 808 sokak no:16/A adresinde faaliyet gösteren işyerinde 112 paket gümrük kaçağı sigaranın ele geçirildiği, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 10.09.2014 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı ve Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/629 Esas -2014/947 Karar sayılı ilamı ile sanığın mahkumiyetine hükmedildiği ,dosyanın Dairemizin 2017/5953 Esas sayısında aynı gün incelendiği, incelemeye konu iş bu dosya kapsamında ele geçen gümrük kaçağı sigaralar yönünden ise davanın reddine karar verildiği anlaşılmakla; her iki yakalamada ele geçen gümrük kaçağı sigaraların tamamının birlikte değerlendirilmesi ve buna göre tek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
3-Dairemizce kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK.nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu iş bu dosyaya ilişkin suç tarihi 30.07.2014 olan eylemine yönelik iddianame düzenlenme tarihinin 07.01.2015 olduğu,
Sanığın aynı gün incelenen Dairemizin 2017/5953 Esas sayısında kayıtlı dosyasında (Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/629 Esas, 2014/947 Karar sayılı ) suç tarihinin 22.08.2014 ve iddianame düzenlenme tarihinin 10.09.2014 olduğu, anlaşılmakla,
Suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. madde kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 16.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi