YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2478
KARAR NO : 2020/12988
KARAR TARİHİ : 22.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
5271 sayılı CMK’nun 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören Tarım ve Orman Bakanlığı’nın (kapatılan TAPDK’nun) yokluğunda verilen kararı temyiz hakkı olduğu kabul edilerek, anılan kurum vekilinin ve sanığın temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık hakkında 5607 sayılı Yasaya muhalefet iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 17.02.2011 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın TAPDK’na tebliğ edilmeden 25.02.2011 tarihinde kesinleştirildiği, sonrasında sanığın 19.11.2014 tarihinde işlediği marka hakkına tecavüz suçu nedeniyle hakkında verilen mahkumiyet kararının 08.06.2015 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın açıklanması için mahkemesine bildirimde bulunulduğu, bunun üzerine yeni esasa kaydedilen dosyada sanık hakkında verilen önceki hükmün açıklanmasına karar verilerek temyize konu hükmün kurulduğu anlaşılmakla,
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği nazara alındığında, sanığın eyleminin 4733 sayılı Kanuna muhalefet suçunu oluşturduğu, bu suçtan zarar gören ve katılma hakkı bulunan TAPDK’nun aşamalardan haberdar olmadığı, TAPDK vekiline tebliğ edilmeden 25.02.2011 tarihinde hükmün kesinleştirildiği, 17.02.2011 tarihli hükme yönelik TAPDK’nun itiraz hakkı bulunduğundan anılan kuruma tebliğ edilmeyen hükmün henüz kesinleşmediği ve sanık hakkındaki denetim süresi başlamadığı halde, denetim süresinde suç işlendiğinden bahisle yeni esasa kaydedilen dosyada sanık hakkında verilen önceki hükmün açıklanmasına karar verilerek yazılı şekilde hüküm tesisi mümkün değil ise de, hükmün inceleme tarihi itibarıyla zamanaşımına uğradığı anlaşılmakla,
Sanık hakkında isnat edilen eylem için öngörülen cezanın türü ve miktarı açısından 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e maddesi gereğince eylemin 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi bulunduğu, zamanaşımını kesen en son işlem olan sanığın mahkemece savunmasının alındığı 17.02.2011 tarihi itibarıyla öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımının temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın ve müşteki Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan maddeler ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, dava konusu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kanunun 13/1. maddesi yollaması ile TCK’nun 54/4. madde ve fıkrası gereğince MÜSADERESİNE, 22.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.