YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2892
KARAR NO : 2020/13114
KARAR TARİHİ : 22.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733, 5015 ve 5607 sayılı Yasalara muhalefet
HÜKÜM : Müsadere, sanıklar … ve … hakkında 5607 sayılı Yasaya muhalefetten beraat, sanık … hakkında 5607 sayılı Yasaya muhalefetten hükümlülük, HAGB, sanık … hakkında her bir suç yönünden hükümlülük, erteleme
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanıklar …, … ve … hakkında 5015 sayılı Yasaya muhalefet suçundan açılan dava hakkında mahallinde her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
I) Katılan …(kapatılan TAPDK) vekilinin sanık … hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin 07/11/2019 havale tarihli dilekçe ile Ağır Ceza Mahkemesi’ne itiraz ettiği ve dilekçenin gereği mahallinde itiraz merciince incelenerek yerine getirilmesi gerektiği kabul edilerek anılan kurum vekilinin sanıklar …, … ve … hakkında kurulan hükümlere hasren temyiz ettiği gözetilerek yapılan incelemede;
Katılan … vekilinin 20/08/2015 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü CMUK’nun 310/1. maddesinde öngörülen 1 haftalık yasal süresinden sonra 07/11/2019 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, katılan … vekilinin temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II) Katılan … İdaresi adına Hazine vekilinin sanıklar …, … ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Katılan … İdaresi adına Hazine vekilinin 01/11/2019 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü CMUK’nun 310/1. maddesinde öngörülen 1 haftalık yasal süresinden sonra 11/11/2019 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, katılan … İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
III) Katılan EPDK vekilinin sanıklar … ve … hakkında 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan beraat hükmüne hasren temyiz ettiği gözetilerek yapılan incelemede;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar görmeyen EPDK’nun davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesi de hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, EPDK vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
IV) Sanık … müdafiinin 5607, 4733 ve 5015 sayılı Yasaya muhalefet suçuna ilişkin kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Suç tarihi ve ele geçen eşyaların niteliğine göre sanığın eyleminin kaçak çay ve şeker yönünden 5607 sayılı Yasanın 3/5.maddesi, kaçak sigara yönünden 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi ve kaçak akaryakıt yönünden ise 5015 sayılı Yasanın ek 5/1. maddesi kapsamında kaldığı cihetle sanık hakkında bu maddelerden ayrı ayrı hüküm kurulması gerekmekte ise de; dava konusu kaçak sigara ve kaçak akaryakıta ilişkin eylemin suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
TCK’nun 44. maddesi uyarınca, suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Yasa, 4733 sayılı Yasa ve 5015 sayılı Yasa ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5. madde ve fıkrası uyarınca temel cezanın belirlenmesinden sonra 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması ve yine aynı Yasanın 5/2. maddesinin de uygulama şartlarının oluşup oluşmadığının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi gereği lehe olan yasa hükmünün tespiti ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 22.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.