YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2916
KARAR NO : 2020/16155
KARAR TARİHİ : 10.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Sanıklar …, …, … ve … hakkında beraat, sanık … hakkında hükümlülük, müsadere, nakil aracının müsadere talebinin reddine, tasfiye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Sanıklar … ve … müdafiinin temyiz talebi yönünden yapılan incelenmede;
02/10/2015 tarihinde tebliğ edilen gerekçeli kararı yasal süresinden sonra 04/11/2015 tarihinde temyiz etmiş bulunan sanıklar müdafiinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II) Katılan … İdaresi vekilinin beraat eden sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere göre katılan … İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
III) Katılan … İdaresi vekilinin nakil aracının iadesine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
13/01/2015 tarihinde yakalanan 2092 karton kaçak sigaranın sanığın içinde bulunduğu … plakalı aracın zula tabir edilen gizli bölmesinde ele geçirilmesi karşısında, dava konusu eşyanın değeri ve nakil aracının bilinen değeri dikkate alındığında müsaderenin TCK’nun 54/3. maddesi uyarınca hakkaniyete de aykırılık oluşmayacağı cihetle, sanık …’un kovuştuma aşamasında alınan beyanında sigaraların sanıklar …, ve … ile malen sorumlu …’a ait olduğunu savunması, malen sorumlu …’ın ise 28.01.2015 tarihli dilekçesinde nakil aracını 08.01.2015 tarihli noter onayla sözleşme ile sanık …’a kiraladığını belirtmesi karşısında sanık … ile malen sorumlunun beyanları arasındaki çelişki giderilip; zulanın ne zaman yapıldığı ve aracın sanık …’a zulalı şekilde verilip verilmediği de açıkca tespit edildikten sonra malen sorumlu hakkında dava açılması halinde delillerin birlikte değerlendirilmesinden aracın iadesine ya da müsaderesine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi;
Yasaya aykırı, katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
III) Katılan … İdaresi vekilinin beraat eden sanıklar …, … ve … … yönünden, sanık …’un da kendisi hakkında kurulan hüküm yönünden temyiz talebinin incelenmesinde;
1. Sanık … soruşturma aşamasında aracı zulalı olarak kiraladığını, sigaraların kendisine ait olduğunu, diğer sanıkların kaçak sigaralarla bir ilgisi bulunmadığını savunması, çelişkisi giderilen kovuşturma aşamasındaki savunmasında ise, sigaraların sanıklar …, ve … ile malen sorumlu …’a ait olduğunu beyan etmesi ve dosya içerisinde mevcut 29.06.2015 hakim havaleli iletişimin tespitine ilişkin bilirkişi raporundan sanık …’un diğer sanıklar … ve … ile iletişim halinde olduklarının anlaşılması karşısında, sanık …’un çelişkisi giderilen kovuşturma aşamasındaki savunması ile diğer sanıkların savunmaları arasındaki çelişki giderilip, sanıklar … ve …’in, olay yerinde tesadüfen bulunduğu iddia edilen sanık … ile ne şekilde iletişimde bulunduğu açıklığa kavuşturulup, sanık …’un, sigaraların sahibi olduğunu iddia ettiği malen sorumlu …’ın çekinme hakkı hatırlatılarak dinlenilmesi, gerektiğinde hakkında suç duyurusunda bulunulup, dava açılması halinde dosyaların birleştirilmesi, dava açılmaması halinde ise soruşturma evrakının getirtilip incelenmesi, ilgili belge örneklerinin onaylı suretlerinin dosya içerisine alınması ve delilleri hep birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
2. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
Sanıklar hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra aynı Yasanın 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, katılan … İdaresi vekili ile sanık …’un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.