YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4690
KARAR NO : 2023/9666
KARAR TARİHİ : 02.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/546 E., 2015/590 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Beraat, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2015/546 Esas, 2015/590 Karar sayılı kararı ile sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine ve suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 13 üncü maddesi delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği, usul ve kanuna aykırı olarak verilen beraat kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, otobüs duraklarında durumundan şüphelenilerek durdurulan sanığın elinde bulunan iki adet beyaz poşette ne olduğu sorulduğunda, sigara bulunduğunu beyan etmesi üzerine yapılan aramada 70 karton kaçak sigara ele geçtiği anlaşılmıştır.
2.Sanık savunmasında, suça konu sigaraların bir kısmını içmek bir kısmını da hediye etmek amacıyla satın aldığını beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
IV. GEREKÇE
23.04.2015 tarihli olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; otobüs duraklarında durumundan şüphelenilerek durdurulan sanığın elindeki poşetlerde 70 karton kaçak sigara ele geçirilen olayda; her ne kadar Mahkemece, ticari amaç güttüğüne dair savunmasının aksine delil bulunmadığı gibi sanık ve kaçak eşya konusunda usulüne uygun olarak verilmiş bir arama kararı olmadığından bahisle sanığın beraatine karar verilmiş ise de;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.01.2017 tarihli ve 2016/7-65 Esas, 2017/21 Karar sayılı ilâmında; bir suçla karşılaştığında suça el koymak, önlemek, sanık ve suç delillerini tespit etmekle görevli ve yetkili olan polislerin, mesleki tecrübelerine ve içinde bulundukları durumdan çıkardıkları izlenime göre; elinde iki adet beyaz poşet ile görülen sanığın durumundan şüphelendikleri, oluşan bu makul sebep nedeniyle yanına gittikleri ve sanığı durdurdukları, poşette bulunan sigaraların basit bir inceleme ile tespit edilebileceği, dolayısıyla suçun delili ve konusunu oluşturan sigaraların ele geçirilip muhafaza altına alınmasının hukuka uygun olduğu ve hukuka aykırı bir delilden söz edilemeyeceği belirtildiğinden somut olaydaki aramanın hukuka uygun olduğu ve sanığın suça konu ürünlerin zilyetliğini de ikrar ettiği, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre kaçak sigaraların miktar itibarıyla ticari miktar ve mahiyette olduğu ve kişisel kullanım miktarının üzerinde bulunduğu anlaşıldığından sanığın atılı suçtan mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2015/546 Esas, 2015/590 Karar sayılı kararına yönelik katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.11.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Suç tarihinde saat 15.15 sıralarında Fatih İlçe Emniyet Müdürlüğü Devriye Ekipler Amirliğine bağlı ekiplerin Eminönü otobüs duraklarında durumundan şüphelenerek durdurdukları şahsın elinde bulunan beyaz renkli iki poşette ne olduğunu sorduklarında şahsın sigara olduğunu beyan etmesi üzerine poşetler kontrol edilerek içeriğinde, suç konusu 70 karton bandrolsüz sigaralar ele geçirildiğinden bu durum tutanağa bağlanılmak suretiyle 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu gereğince sanık … hakkında kamu davası açılmış olup, yerel Mahkemece yapılan yargılama sonrası beraatine ilişkin kararın katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından temyiz istemi üzerine heyetimizce yapılan inceleme sırasında, yapılan aramanın hukuka uygun olduğu, sanığın suça konu ürünlerin zilyetliğini ikrar ettiği ve kaçak sigaraların ticari miktar ve mahiyette olduğu anlaşıldığından sanığın atılı suçtan mahkûmiyeti yerine beraatine karar verildiği gerekçesi ile hükmün bozulmasına sayın çoğunluk görüşü ile karar verilmiş ise de,
Kişilerin suç eşyası elde edilmek üzere üstünün ve eşyalarının aranabilmesi için 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 119 uncu maddesi gereğince hakim kararı, Cumhuriyet savcısının yazılı veya sözlü talimatı ya da kolluk amirinin yazılı emir vermesi zorunludur.
Sayın çoğunluk Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.01.2017 tarihli ilâmına atıf ile “…bir suçla karşılaştığında suça elkoymak, önlemek, sanık ve suç delillerini tespit etmekle görevli ve yetkili olan polisleri, mesleki tecrübelerine ve içinde bulundukları durumdan şüphelenmeleri neticesinde makul şüphe nedeniyle ve basit bir inceleme ile anlaşılabilecek olması karşısında…” suç konusu sigaraların ele geçirilip muhafaza altına alınmasında hukuka aykırı bir durum bulunmadığını kabul etmiş ise de, bu görüşüne katılmıyoruz.
Zira, kolluk görevlilerinin mesleki tecrübeleri soyut bir kavram olup, poşetlerde ne olduğu konusunda şüphe duyulması 5271 sayılı Kanun’un 116 ncı maddesi kapsamında makul şüphe olarak değerlendirilebilir. Ancak; kolluk görevlilerinin kendiliğinden arama yapabilecekleri, aramaya karar verebilecekleri bir durumu ifade etmez. 5271 sayılı Kanun’un 119 uncu maddesi gereklerine uymadan
arama yapılması nedeniyle deliller usulsüz elde edildiğinden hükme esas alınmamalıdır. Bu nedenle heyetimizin sayın çoğunluğunun suçun sübutuna yönelik kabulüne karşın, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğundan mahkûmiyet hükmüne dayanak teşkil edemeyeceği görüşü ile sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği kanaati ile sayın çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.