YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6014
KARAR NO : 2023/10369
KARAR TARİHİ : 27.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/190 E., 2015/705 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2015 tarihli ve 2015/190 Esas, 2015/705 Karar sayılı kararı ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan,
a.Sanık …’in 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine,
b.Sanık …’in 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci ve onuncu fıkraları uyarınca neticeten 3 yıl 9 … hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, ele geçen sigaraların ve nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Katılan kurum vekilinin temyizinin münhasıran beraat eden sanık … hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken beraatine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık …’in Temyiz İstemi
Hakkında verilen mahkûmiyet kararının hakkaniyete aykırı olduğuna ve bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.01.03.2015 tarihinde güvenlik güçleri tarafından, Şanlıurfa Sulh Ceza Hâkimliğinin 2015/586 Değişik İş sayılı kararına istinaden oluşturulan uygulama noktasında durdurulan sanık …’in idaresindeki ve diğer sanık …’İn yolcu olarak bulunduğu 73 SC 936 plaka sayılı araçta, zula tabir edilen gizli bölme içerisinde toplam 805 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir.
2.Ele geçirilen gümrük kaçağı sigaralar hakkında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dosya arasında alınmıştır.
3.Sanık … aşamalardaki savunmalarında ele geçen sigaralardan haberinin olmadığını, amcasının oğlu olan İbrahim’e yol arkadaşı olmak amacıyla araçta bulunduğunu, 73 SC 936 plaka sayılı aracın da İbrahim’e ait olduğunu beyan etmiştir.
4.Sanık … aşamalardaki savunmalarında, ele geçen sigaraların tamamının kendisine ait olduğunu, sigaraları Gaziantep’te satmayı amaçladığını beyan etmiş olup soruşturma aşamasında nakil aracının kendisine ait olduğunu ve gizli bölmelerin ne zaman yapıldığını bilmediğini, aracı aldıktan sonra bu bölmeleri fark ettiğini ifade etmesine karşın kovuşturma aşamasındaki beyanında aracın kardeşi adına kayıtlı olup emaneten aldığını ifade etmiştir.
5.Malen sorumlu sıfatıyla dinlenen … beyanında, aracın ruhsatta kendi adına kayıtlı olmasına rağmen asıl sahibinin ve kullanan kişinin ağabeyi … olduğunu ifade etmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkındaki Beraat Hükmüne Yönelik
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık … Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik
Olay ve Olgular bölümünde açıklanan olayın oluş şekline ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’nun 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası ve aynı fıkranın son cümlesi gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden sanık hakkında 6455 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra 6545 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca cezada artırım yapılması suretiyle karma uygulama yapılması,
3.Ele geçirilen kaçak eşyanın miktarına göre, temel cezada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 61 inci maddesi uyarınca hakça oranda teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken, sanık hakkında ceza tayin edilirken alt sınırdan hüküm kurmak suretiyle eksik ceza tayini,
4.Şanlıurfa Sulh Ceza Hâkimliğinin 2015/586 Değişik İş sayılı kararı arama kararının dosya arasına alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkındaki Beraat Hükmüne Yönelik
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2015 tarihli ve 2015/190 Esas, 2015/705 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin
26.11.2015 tarihli ve 2015/190 Esas, 2015/705 Karar sayılı kararına sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.11.2023 tarihinde karar verildi.