YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6159
KARAR NO : 2023/10136
KARAR TARİHİ : 22.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/480 E., 2015/566 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Beraat, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.12.2015 tarihli ve 2015/480 Esas, 2015/566 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanun’a (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan; beraatine ve gümrük kaçağı eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; el konulan eşyanın miktarı itibarıyla sanığın ticari
gaye taşıdığı anlaşıldığından cezalandırılması gerektiğine ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Devriye görevi sırasında kendisinden şüphelenilmesi üzerine caddede … sanığın taşıdığı poşetlerde yapılan kontrol sonucunda, üç farklı markaya ait 36 şişe kaçak-bandrolsüz alkollü içki ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık savunmasında; hamal olarak çalıştığını, tanımadığı bir kimseye ait kolileri para karşılığında taşıdığını, içinde içki olduğundan habersiz olduğunu beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.01.2017 tarihli, 2016/7-65 Esas ve 2017/21 Karar sayılı ilâmında; bir suçla karşılaştığında suça el koymak, önlemek, sanığı ve suç delillerini tespit etmekle görevli ve yetkili olan polislerin, mesleki tecrübelerine ve içinde bulundukları durumdan çıkardıkları izlenime göre; elinde poşet ile görülen sanığın durumundan şüphelendikleri, oluşan bu makul sebep nedeniyle yanına gittikleri ve sanığı durdurdukları, suçüstü halinde ayrıca bir arama emri ya da karar alınmasına gerek bulunmadığı, poşette bulunan bandrolsüz kaçak alkollü içkilerin basit bir inceleme ile tespit edilebileceği, dolayısıyla suçun delili ve konusunu oluşturan alkollü içkilerin ele geçirilip muhafaza altına alınmasının hukuka uygun olduğu ve hukuka aykırı bir delilden söz edilemeyeceği belirtildiğinden sanığın poşetinde yapılan kontrol sonucu ele geçirilen alkollü içkilerin hukuka uygun delil niteliğinde olduğu, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre 36 şişe kaçak içkinin miktarı itibarıyla ticari miktar ve mahiyette olduğu ve kişisel kullanım miktarının üzerinde bulunduğu gibi, suç tutanağına göre savunmanın aksine eşyaların poşetten ele geçirildiği, bu itibarla eşyanın taşınırken rahatlıkla görülebileceği nazara alınıp sanığın mesleği gereği taşıdığı poşette ne olduğunu bilmemesinin de mümkün olmaması karşısında; sanığın mahkûmiyeti yerine hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu şeklindeki gerekçeyle beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.12.2015 tarihli ve 2015/480 Esas, 2015/566 Karar sayılı kararına yönelik katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.11.2023 tarihinde karar verildi.