YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7141
KARAR NO : 2021/6594
KARAR TARİHİ : 18.05.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme, kaçak akaryakıtın ve aracın müsaderesine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- EPDK vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
Sanıkların eylemlerinin suç tarihi itibarıyla 6455 sayılı Yasayla değişik 5607 sayılı Kanun kapsamında kaldığı cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen EPDK’nun davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesi de hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, EPDK vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II- Sanıklar … ve … müdafiileri ile sanık …’nın temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede;
1- Eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/12. maddesi kapsamında olduğu gözetilmeksizin suç tarihinde yürürlükte olmayan 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun Ek 5/1. maddesi uyarınca uygulama yapılması suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
3- Ele geçirilen kaçak eşyanın miktarına göre, temel cezada TCK’nun 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Sanıklar hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak TCK’nun 62/1. madde ve fıkrası yerine TCK7nun 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMUK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
5- Hükümden sonra 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle bir karar verilmesinin gerekmesi,
6- Dava konusu eşyanın … plakalı kamyona aktarılamadan yakalandığı, kamyonun henüz nakilde kullanılmadığı gözetilerek, sahibine iadesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde müsaderesine hükmolunması,
7- Suçtan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı olmayan EPDK lehine vekalet ücretine hükmolunması,
8- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “13/01/2014” yerine ”13/01/2013” olarak yazılması,
Yasaya aykırı, sanıklar … ve … müdafiileri ile sanık …’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca sonuç cezada sanıkların kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 18/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.