Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2020/885 E. 2020/5717 K. 12.05.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/885
KARAR NO : 2020/5717
KARAR TARİHİ : 12.05.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5015 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM : Hükümlülük,erteleme, müsadere, aracın müsaderesine yer olmadığına,
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Şikayetçi Gümrük İdaresi kamu davasından haberdar edilmemiş ise de; 5271 sayılı CMK’nun 260. maddesi gereğince katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu gözetilip, şikayetçi kurumun suçtan zarar görme olasılığına göre, hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek şikayetçi Gümrük İdaresi vekili ve sanığın temyiz istemlerine göre yapılan incelemede;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
1.Suçtan doğrudan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan Gümrük İdaresi, yargılamadan haberdar edilerek katılma imkanı tanınmadan gıyapta karar verilmesi,
2.Olay yeri tespit tutanağına göre, olay günü İran sınırında kolluk kuvvetlerince termal kamera ile icra edilen gözetleme faliyeti neticesinde yapılan müdahale ile sanığın idaresindeki aracın sınırda askeri yasak bölge içerisinde dava konusu kaçak mazot ile yakalandığının anlaşılması karşısında, kaçağa konu eşyanın sınırdan yurda sokulmak istenirken ya da hemen sonrasında veya bu eylemlerin kesintiye uğramadan devamı sırasında yakalanması halinde, eylemin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3/1. maddesinin ikinci cümlesi kapsamında kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde 5015 sayılı Kanunun ek 5/1. maddesi uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi,
3.Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak TCK’nun 62/1. madde ve fıkrası yerine TCK’nun 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
4.5237 sayılı TCK’nun 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz” hükmüne aykırı olarak, sanık hakkında erteli 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmolunduğu halde TCK’nun 53/1. maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,
5.Dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan TCK’nun 54/4. madde ve fıkrası yerine TCK’nun 54. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
6.Suçtan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı olmayan EPDK lehine vekalet ücretine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.05.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.