YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/975
KARAR NO : 2020/9371
KARAR TARİHİ : 16.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Sanık … hakkında beraat, sanık … hükümlülük, erteleme, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
1. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2. Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelemesine konu Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/511 Esas, 2014/396 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 10/04/2013, iddianame tarihinin 25/04/2013 olduğu,
Sanık hakkında yine Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesi’de aynı tür suçtan açılan ve halen derdest olan mahkemenin 2013/687 Esas sayılı dosyasında ise suç tarihinin 30/03/2013, iddianame tarihinin 22/11/2013 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından anılan dosyanın incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
II) Sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Tüm dosya kapsamı ve dosya içerisinde bulunan olay günü ve öncesine ait usulüne uygun olarak alınan iletişimin tespiti kararları kapsamında kayıt altına alınan görüşme içeriklerine göre; olaydan 1 gün önce sanıkların ele geçen 20 adet kaçak cep telefonu ile ilgili olarak görüştükleri, sanık …in diğer sanık …’ye 20 adet telefonu alıp getirmesi talimatını verdiği, sanık …’in talimatı üzerine diğer sanık … tarafından getirilen cep telefonlarının yakalanmasından 10 dakika sonra …’nin oğlu olan …’ın kaçak telefonların yakalandığını …’e haber vermesi üzerine …’in … ile birlikte emniyete geçerek yakalanan …’nin akıbetini takip ettiğinin anlaşılması karşısında eylemin sabit olduğu gözetilmeden, sanık …’in 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesine muhalefet suçundan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan … İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.